Dergideki şehir efsanesiyle ilgili yazıda şöyle deniyordu: Günün sonunda, ister geçmişe dönmüş olun ister geleceğe gidin, şimdiki zaman değişmiyor. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: O hâlde o sandalyenin ne anlamı var?
Ama Kazu insanların karşılaştığı zorluklar ne olursa olsun her her zaman zaman üstesinden gelecek güce sahip olduklarına inanmaya devam ediyordu. Sadece cesaret gerekiyordu Eğer sandalye bir kişinin bile kalbini değiştirebiliyorsa o hâlde kesinlikle bir anlamı vardı. Yine de zamanda yolculuk etmek isteyenlere soğuk ifadesiyle sadece şöyle diyordu:
"Kahveyi soğumadan önce iç."
Bu hikâyeyi anlatmaya başladığımızda size hikâyede korku, karanlık ve canavarlar olsa da anlatacaklarımızın korkunç olmayacağı konusunda söz vermiştik. Yine de bu hikâye sizi korkutmuş olabilir çünkü canavarlar korkutucudur. Siz de daha önceden bir canavarla karşılaşmış, bu hikâyeyi okuyunca onları hatırlamış olabilirsiniz. Belki de daha önce canavarlar hakkında hiçbir şey duymamışsınızdır ama şimdi yatağınızın altında canavarların olmasından korkuyorsunuzdur. Eğer böyleyse, gelin size Alma'nın hikâyesinin sonunda neler olduğunu anlatalım Belki böylece korkularınız azalır.
İşte bu yüzden, ilk kez, canavarların istedikleri zaman karşısına çıkmalarına izin vermek yerine, yatağın altına bakıp onlarla yüzleşmesi gerekiyordu. Bu defa kuralları Alma koyacaktı.