... cesedin gözleri yoktu ve ağız çevresindeki derinin tamamı da gitmiş olduğundan dişleri bütünüyle açıktaydı. Bizi umutlandıran gülümseme buydu işte!
Gri ve yapraksız, çok büyük ağaçlar birbiri ardınca, göz alabildiğine uzanıyordu. Kökleri engin bataklıkların kapkara, durgun ve dehşet verici, kasvetli sularının altındaydı. Sanki insan gibi bilinçli olan o tuhaf ağaçlar iskeleti andıran kollarını öne arkaya sallayarak, büyük bir acı ve umutsuzlukla tiz ve delici çığlıklar atarak sulardan aman diliyordu.
Dua ettiğinizde, putperestler gibi boş sözler tekrarlayıp durmayın. Onlar söz kalabalığıyla sesleri duyurabileceklerini sanırlar. Siz onlara benzemeyin! Çünkü babanız nelere gereksinmeniz olduğunu siz daha O’ndan dilemeden önce bilir.
Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülümüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler.