10/10
·108 syf.··
2024 124. kitabı
Kübist bir tabloyu andıran bu uzun şiir; kırık imgeler, sadece görünüşte birbirinden kopuk parçalar ve birden fazla anlatıcı aracılığıyla okuyucuya aktarılmıştır. Bazı kısımlarda (nadiren) açıklayıcılığını korumuş olsa da, genellikle metaforik imgeler aracılığıyla oluşturulmuştur. Şiirsel modernizmin yükselişte olduğu bir dönemde yazılmış The Waste Land'de, dönemin diğer şiirlerinde de açıkça hissedildiği gibi, melankoli duygusu yoğunluktadır. Eliot'un kişisel mersiyesinin yanı sıra, modernitenin çöküşü ve yozlaşmanın getirdiği yabancılaşma, ya da izole ve aşağılanmış bir hayata manevi bir cevap arayışı olarak da okunabilir. Ancak The Waste Land her şeyden önce kişisel ve manevi bir çalışmadır. Eliot için, cinsiyetler arasındaki kişisel ilişkiler ve toplumdaki ıstırabın kökeninde "anı ve arzular"ın (3. dize) bulunduğu görülmektedir. Ki bu bağlamda Eliot'u haklı çıkaran, dünya genelinde karşılaşılan en büyük sonuç Birinci Dünya Savaşı'dır. The Waste Land kimileri için oldukça karmaşıktır; edebi, mitolojik ve dini referansları sayesinde anıtsaldır, sağlam bir genel kültür sahibi ve entelektüel bilgi birikimi olmadan deşifre edilmesi neredeyse imkansızdır. Dante'nin İlahi Komedyası ve William Shakespeare'in Fırtına, Anthony ve Kleopatra, Hamlet ve tabii Coriolanus gibi eserleri bu şiir için ansiklopediktirler. Virgil'in Aeneid'i, Ovid'in Metamorfozlar'ı, Wagner'in Der Ring des Nibelungen ve Tristan und Isolde'si, Augustine'in İtiraflar'ı, Buda'nın Ateş Vaaz'ı, Upanişadlar, İncil, Frazer'in Altın Dal'ı, Baudelaire'in Les Fleurs du Mal'ı ve bunlar gibi düzinelercesi. Eliot'un ilhamlarını anlamak için bu eserler gerekli olsa da bu şiirle ilgili kişisel notları, 1920'lerin başlarında Londra'daki belirli isimlere veya sahnelere atıfta bulunanlar da dahil olmak üzere,
Edebiyat
The Waste Land and Other PoemsT. S. Eliot · 2003629 okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2021 12. kitabı
Leyla Mihrinaz Engin Yıllarca kitaplığımızın en nadide köşesinde durdu “Hasretinden Prangalar Eskittim” adlı şiir kitabı. Kitaptan ezberlediğimiz, sevgili ile paylaştığımız, şarkılaştırdığımız şiirleri oldu Ahmet Arif’in. Mevcut şiir kitabından isyanı, zulmü, zindanı, direnişi, devrimciliği ve hasreti zaten biliyorduk. Kimimiz devrimciliğe yordu, kimimiz Kürt oluşuna, kimimiz tutsaklığına, bütün bu yorumlarımız bir yana, şimdi de bir hayalin tozunu alır gibi, bir perdeyi aralar ve içeriye loş bir ışık alır gibi yol alıyoruz hasretten pranga eskiten Ahmet Arif’in yaşamına.  Ve bize ışık tutacak kitabın ismi Leylim Leylim. Ahmet Arif’in 1954-1959 ve 1977 tarihinde şair ve yazar Leylâ Erbil’e yazmış olduğu mektupların yer aldığı bu değerli kitaba çok yönlü bakmak gerekir. Mektuplar, yazıldıkları dönem itibariyle Ahmet Arif’in içsel, maddi ve siyasi yaşamını, yayın ortamı ve aşkını belirgin bir şekilde gözler önüne serer. Bütün bunların yanı sıra şiirlerinin kime atfen yazılmış olduğunu bilmek, şiirlerin başlangıç ve bitiş süreçlerine tanık olmak okuyucuda tüyler ürpertecektir. Mektupların içeriğinden yola çıkarak, kitabın edebi anlamda değerini, Leylâ Erbil’in Ahmet Arif’e göre durduğu yer ve konumunu, Ahmet Arif’in bilinmeyen yönlerini, Hasretinden Prangalar Eskittim adlı şiir kitabını, bir daha irdelemek gerekir. Edebi Anlamda Değeri Söz konusu mektup olunca, hele ki edebi içerikli mektuplar hep ilgilendirdi bizi. Çünkü özel ve gerçektirler. Bu düşünceyle Ahmet Arif ve Leylâ Erbil ilişkisinin üzerindeki sırlı perdeyi yavaş yavaş aralayalım. Kitabın ilk mektubu olan 5 Mayıs 1954 tarihli mektupta buram buram şiir, ilham, dünya edebiyatından bilindik isimler, şiir çeşitlerinden örneklemelere rastlıyoruz. Yine bu ilk mektuptan, Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının
Edebiyat
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Reklam
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 01:38
Birbiriyle bağlantılı bir sürü hikayeden oluşan bilim kurguyu dibine kadar yaşatan aynı zamanda da bir çok mesaj veren uzun olmasına rağmen bir çırpıda bitirilebilecek bir kitap. Sadece bilim kurgu beklerken, insanoğlunun doyumsuzluğundan tutunda ırkçılığa kadar bir sürü konu ve mesaj içermesi inanılmaz içine çekti. En çok etkilendiğim bölüm kesinlikle " Haziran 2032: Ve Ay Hala Işıldıyordu" . Spender'in farkındalığı, inandığı şey uğrunda yaşamını hiçe sayıp sonuna kadar çabalaması, insanoğlunun gittiği her yeri daha kötü yaptığı gerçeğini çok sert bir şekilde anlatması en çok etkilendiğim yerlerdi. İnsanoğlunun bitmez tükenmez hırsı, kendinden farklı olanı hor görme hatta yok etme eğilimi, diğer insanlar da dahil bütün canlılar için her zaman en büyük tehlikedir. İnsanlık bir gün başka gezegenlere açılırsa bu kitaptaki bir çok hikayenin gerçek olacağından eminim...
Mars YıllıklarıRay Bradbury · İthaki Yayınları · 20202,195 okunma
Puan vermedi·381 syf.··
2019 17. kitabı
Kitabı okuduğumda günümüze ışık tuttuğunu aynı şeylerin yaşandığını düşündüm fakat "Parayı verdi düdüğü çaldı" kitabını okuyunca tüm düşüncem değişti. Cia'nın soğuk savaş döneminde Rusyaya karşı komünist olmayan sol örgütler kurup kültür sanat siyaset edebiyat vs her alan da yalan yanlış yanlı propaganda yaptığını görünce 1984 ün değeri benim için çok düştü. Kitaptan bir alıntı daha faydalı olacaktır. " Bin Dokuz Yüz Seksen Dört üzerine yazdığı, "Acımasızlı- ğın Gizemciliği" başlıklı makalesinde Isaac Deutscher, Orwell'ın " 1984 fikrini, olay örgüsünü, belli başlı roman kişilerini, simge- leri, öykünün genel atmosferini Yevgeny Zamyatin'in Biz'inden ödünç aldığı" 63 iddiasında bulunuyordu. Deutscher'ın Orwell ile ilgili kişisel anılarına göre Orwell '"komplolar' üzerinde duru- yordu" ve "onun siyasal mantığı bana, öldürülme manyasının Freudcu bir yüceltilmesi gibi geldi." Orwell'daki "tarih duygusu eksikliğinden, siyasal hayatın psikolojik derinliğini kavrama ek- sikliği"nden kaygı duyan Deutscher bizi şöyle uyarıyordu: gerçeğe gözlerimizi kapatmamız tehlikeli olacaktır: Batı'da korku ve kaygı içindeki milyonlarca insan, insanlığın yazgısına karşı sorumluluklarından kaçmak eğiliminde olabilir, Orwell'ın 1984 romanıyla onların gözlerinin içine sokmak için çabaladığı Gul- yabani ile Günahkeçisi'nden kendi öfkelerinin, umutsuzlukları- nın acısını çıkarmak isteyebilirler. .. Zavallı Orwell, kendi kitabı- nın, Nefret Haftası programının en önemli nesnesi haline gelebi- leceği hiç aklına gelir miydi?"64 Ama Orwell'ın kendisi bu tür Soğuk Savaş hilelerinden ta- mamıyla uzak biri değildi. Ne de olsa kendisi de 1949'da Enfor- masyon Araştırma Dairesi'ne, kuşkulanılan komünizm sempati- zanlarının listesini vermişti, bu listede komünizm sempatizanı ( Orwell diliyle "Y") olarak,
1984George Orwell · İlya Yayınevi · 2003200,1bin okunma