Leyla Mihrinaz Engin
Yıllarca kitaplığımızın en nadide köşesinde durdu “Hasretinden Prangalar Eskittim” adlı şiir kitabı. Kitaptan ezberlediğimiz, sevgili ile paylaştığımız, şarkılaştırdığımız şiirleri oldu Ahmet Arif’in. Mevcut şiir kitabından isyanı, zulmü, zindanı, direnişi, devrimciliği ve hasreti zaten biliyorduk. Kimimiz devrimciliğe yordu, kimimiz Kürt oluşuna, kimimiz tutsaklığına, bütün bu yorumlarımız bir yana, şimdi de bir hayalin tozunu alır gibi, bir perdeyi aralar ve içeriye loş bir ışık alır gibi yol alıyoruz hasretten pranga eskiten Ahmet Arif’in yaşamına. Ve bize ışık tutacak kitabın ismi Leylim Leylim.
Ahmet Arif’in 1954-1959 ve 1977 tarihinde şair ve yazar Leylâ Erbil’e yazmış olduğu mektupların yer aldığı bu değerli kitaba çok yönlü bakmak gerekir.
Mektuplar, yazıldıkları dönem itibariyle Ahmet Arif’in içsel, maddi ve siyasi yaşamını, yayın ortamı ve aşkını belirgin bir şekilde gözler önüne serer. Bütün bunların yanı sıra şiirlerinin kime atfen yazılmış olduğunu bilmek, şiirlerin başlangıç ve bitiş süreçlerine tanık olmak okuyucuda tüyler ürpertecektir.
Mektupların içeriğinden yola çıkarak, kitabın edebi anlamda değerini, Leylâ Erbil’in Ahmet Arif’e göre durduğu yer ve konumunu, Ahmet Arif’in bilinmeyen yönlerini, Hasretinden Prangalar Eskittim adlı şiir kitabını, bir daha irdelemek gerekir.
Edebi Anlamda Değeri
Söz konusu mektup olunca, hele ki edebi içerikli mektuplar hep ilgilendirdi bizi. Çünkü özel ve gerçektirler. Bu düşünceyle Ahmet Arif ve Leylâ Erbil ilişkisinin üzerindeki sırlı perdeyi yavaş yavaş aralayalım. Kitabın ilk mektubu olan 5 Mayıs 1954 tarihli mektupta buram buram şiir, ilham, dünya edebiyatından bilindik isimler, şiir çeşitlerinden örneklemelere rastlıyoruz. Yine bu ilk mektuptan, Hasretinden Prangalar Eskittim kitabının