Film Wrapped 2025
Hatırlayanlarınız olabilir, geçen sene @burkae ile beraber buna benzer bir ileti hazırlamıştık. Bu sene de geleneği devam ettirelim dedik ancak formatta bazı değişiklikler yaptık. İkimiz de bu yılda izlediğimiz favori filmlerimizi listeledik. Sizlerden ricam kendi favori film listenizi hazırlayıp yorumlarda paylaşmanız. Bu yıl birlikte izlediklerimiz: • Vertigo (1958) • Rear Window (1954) • They Live (1988) • Basic Instinct (1992) • Naked (1993) • The Fire Within (1963) • Identity (2003) • Psycho (1960) • The Machinist (2004) • Shutter Island (2010) • Speak No Evil (2022) A.'nın listesi • The game (1997) • Gone girl (2014) • Oppenheimer (2023) • Lara (2019) • The skin I live in (2011)
Film
İncinmişler, daha gelişmiş olanlardır. -Split (2016)
Reklam
“Hepimiz kırıldık.” Split (2016)
Film
Reverse corner // psychological thriller // movies with surprise endings 1. the ghoul (2016) A detective infiltrates psychotherapy under the pretext of a murder investigation, but the boundary between himself and the suspects becomes blurred. In the finale, you can't distinguish who is sick, who is guilty, and who is an observer. Catch Me Daddy (2014) A runaway young girl and her boyfriend. but it's not just family who come after them. the theme of violence, oppression, identity and freedom. in the last scene you feel that nothing is “fair” in their bones. 3. in fear (2013) A couple disappears in the countryside. The journey turns into a nightmare over time. A simple but psychologically narrowing movie that spoils the sense of reality. In the last scene, you lose your way. 4. exhibit a (2007) Fiction consisting of a family's home video archive. Economic pressure and social image on the father collapse. These found footage, which looks ordinary to the end, turns into psychological destruction in the last 10 minutes. 5.a dark song (2016) After the death of a woman's son, she begins rituals with a former occultist. The movie progresses slowly, seriously and introverted. However, there is an unexpected spiritual breakdown in the finale. Surprisingly peaceful but scary. 6/ Paranoia 1.0(one point o, 2004) – usa / Romania / Iceland A digital paranoia in the atmosphere of Kafka. A young programmer becomes part of an experiment where advertising codes infiltrate his brain. You get lost between reality-observerations-surveillance. Udo Kier and Deborah Kara Unger are symbols of a great regimes.
ters köşe // psikolojik gerilim // sürpriz sonlu filimler 1. the ghoul (2016) bir dedektif cinayet soruşturması bahanesiyle psikoterapiye sızar ama gittikçe kendisi ile şüpheliler arasında sınır bulanıklaşır. finalde kim hasta, kim suçlu, kim gözlemci ayırt edemezsin. 2. catch me daddy (2014) kaçak bir genç kız ve erkek arkadaşı. ama peşlerinden gelenler sadece aile değil. şiddet, baskı, kimlik ve özgürlük teması. son sahnede hiçbir şeyin “adil” olmadığını iliklerinde hissedersin. 3. in fear (2013) bir çift kırsalda kaybolur. yolculuk, zamanla bir kabusa dönüşür. sade ama gerçeklik hissini bozan, psikolojik olarak daraltan bir film. son sahnede sen de yolunu kaybedersin. 4. exhibit a (2007) bir ailenin ev videosu arşivinden oluşan kurgu. baba üzerindeki ekonomik baskı ve toplumsal imaj çöküyor. sonuna kadar sıradan görünen bu found footage, son 10 dakikada psikolojik yıkıma dönüşüyor. 5.a dark song (2016) bir kadın oğlunun ölümü sonrası eski bir okültist ile ritüellere başlar. film yavaş, ciddi ve içine kapanık ilerler. ancak finalde beklenmedik bir manevi kırılma yaşanır. şaşırtıcı biçimde huzurlu ama ürkütücü. 6/ paranoia 1.0(one point o, 2004) – abd / romanya / izlanda kafka atmosferinde bir dijital paranoya. genç bir programcı, reklam kodlarının beynine sızdığı bir deneyin parçası olur. gerçeklik-gözlemler-gözetim arasında kaybolursun. udo kier ve deborah kara unger harika birer rejim simgesi. 7. the hidden face – la cara oculta(2011) bir orkestra şefi, sevgilisinin aniden ortadan kaybolmasıyla yıkılır. ama kadının başına ne geldiğini öğrendiğinizde her şeyi tersten okumak zorunda kalırsınız. finale kadar klasik, sonrasında: bam!... 8. the body– el cuerpo (2012) bir kadının cesedi morgdan kaybolur. dedektif araştırmaya başlar, sırlar açığa çıkar. ama
Jcvd // Jean Claude Van damme
van damme'ı sadece kaslı vücudu ve yüksek tekmeleriyle hatırlamak, bu adamın sinemadaki etkisini küçümsemek olur. o, sinemanın rafine ya da entelektüel yüzü değildi; tam tersine, onun sayesinde salon sinemasına gidemeyen milyonlarca genç, video kaset kiralayarak sinema duygusuyla tanıştı. bugün “video efsanesi” denilen kavramı yaratanlardan biri o. dönemin sylvester stallone ya da schwarzenegger gibi daha büyük bütçeli yıldızları varken, van damme kendi kulvarında daha sokaktan, daha samimi bir figürdü. o filmleri izlediğinde “ben de dövüşebilirim” ya da “ben de ayağa kalkabilirim” dedirten bir tarafı vardı. filmlerinde hep bir intikam, aile onuru, dostluk ve yeniden ayağa kalkma teması vardı. hikâyeler belki klasik ama bu duygular evrenseldi. ve van damme, her zaman karakterine bir yaralanmışlık, bir yalnızlık eklerdi. “kickboxer”daki eric'in felç olmasıyla başlayan intikam, ya da “lionheart”ta kardeşinin ölümüyle dövüş kulüplerine girmesi… tüm bunlar onun sadece dövüşçü değil, aynı zamanda kaybeden ama vazgeçmeyen bir adam olduğunu gösteriyordu. ve evet, split hareketi… bugün bir aksiyon ikonunun karizması denince akla gelen ilk şeylerden biri. fakat bu gösterinin arkasında yıllarca süren karate, kickboks ve bale disiplini var. kendisini tam anlamıyla bedenini konuşturarak ifade eden bir oyuncu. bu yüzden o dönem “acting” kavramı sadece mimik değil, fiziksellikle de ölçülüyordu ve van damme bunu en iyi yapanlardandı. zaman geçtikçe yıldızı sönmeye başlasa da “jcvd” gibi filmlerle “ben hâlâ buradayım” dedi. kamera karşısında sadece kaslarını değil, kalbini de açtı. bu filmde bir banka soygununun ortasında rehin alınan, başarısız bir film yıldızını —yani kendini— canlandırdı. gözleri doluydu, sesi titriyordu ve bir sahnede, kameraya dönüp izleyiciye içini döktü. o
Reklam
Reklam