Puan vermedi·560 syf.··
2026 48. kitabı
Bir serinin daha sonuna geldik içim çok buruk onları çok özleyeceğim... Seri basıldığı ilk andan beri okuyorum ve gerçekten çok seviyorum. Özge'nin kalemi çok akıcı ve tüm kitaplarını neredeyse bir gün içerisinde bitiriyorum. Bu kitabı da bir gün içerisinde hatta birkaç saatte bitirdim. Spoi olmasın diye çok şey söylemek istemiyorum aslında. Sadece şunu diyebilirim ki sonu beni tatmin etti. Spoiler yemiştim evet ve saçma bulmuştum açıkcası ama okuduğumda gerçekten onlar için en iyi sonun bu olduğunu anladım. Çok mutlu olduğum yerler oldu, ağladığım yerler de oldu hatta her kitapta olduğu gibi şaşırdığım şeyler de oldu. Çok zekice ve ince detaylarla yazılmış bir kurgu gerçekten. Bronz'un günlüğü kısmında da aslında çoğunluğu seri boyunca okuduğumuz şeyler olmakla beraber Bronz'un yaşadıklarını, hissettiklerini okuduk. Günlüğü okurken seri gözümün önünden film şeridi gibi geçti hatta. Çok şey yaşadık çok kayıp verdik evet ama onlar için yazılan en doğru sona ulaştık. Ve son olarak Viran ve Balerin'in hikayesi de dikkatimi çok çekti. Onu da kesinlikle okuyacağım. Merakla bekliyorum.
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202612 okunma
"Carpe Diem" (Dikkat Spoi Olabilir!!!)
9/10
·136 syf.··
2026 1. kitabı
Gelenek, onur, disiplin ve mükemmellik... Bu sözlere aykırı olarak gelen bir edebiyat öğretmeni... Welton Akademisi yüzyıllardır gelen bu kurallarla öğrenci eğiten köklü bir lisedir. Bay Keating, Welton Akademisine diğer öğretmenlerin bildiğinden daha farklı bir eğitim sistemiyle geldi bu liseye. Öğrencilerine kitaplardaki basmakalıp öğretilerden ziyade, hayatın içinden yaşayarak öğrendiklerini kendi usulüyle öğretti. ​Kitabı okurken aslında Bay Keating'in o meşhur "Carpe Diem" felsefesiyle sadece şiiri değil; öğrencilerine kendi seslerini bulmayı, başkalarının onlar için çizdiği sınırları yırtıp atmayı öğrettiğini görüyoruz. Welton'ın o katı ve bencil duvarlarına karşı edebiyatla, sanatla ve özgür düşünceyle açılan bu savaş, aslında hepimizin hayatında maruz kaldığı toplumsal dayatmalara karşı muazzam bir ayna. Kitabın o sarsıcı sayfalarında ilerlerken, sıraların üzerine çıkıp dünyaya başka bir açıdan bakma cesareti gösterenlerin hikayesi ruhumuza dokunuyor. Kendi hayatının ozanı olmak isteyen her özgür ruhun kesinlikle tekrar tekrar okuması gereken zamansız bir başyapıt. Ölü Ozanlar Derneği N. H. Kleinbaum
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Üstü Örtülmüş Toplumsal Yaralarımız (DİKKAT SPOİ OLABİLİR!!!)
8/10
·392 syf.··
2026 17. kitabı
​"Zülfü Livaneli’nin Mutluluk kitabı, töre adı altında öz kuzeni tarafından ölüme götürülen Meryem’in hikayesini konu alıyor. Bu kitapta benim gördüğüm; aslında eskide kaldığını düşündüğümüz toplumsal yaralarımızın kapanmadığı, sadece üstünün çok güzel örtüldüğüydü. Masum bir kız çocuğunun çaresizliğini, kendini dini bir lider olarak gösteren amcasının ona yaptıklarını Meryem’in suçu gibi göstermesi çok içten ve vurucu şekilde anlatılmıştı kitapta. Livaneli, bir tarafta bu karanlık töre iklimini işlerken, diğer tarafta batılılaşmış ama kendi içsel bunalımlarında, sahte ve bencil konfor alanlarında kaybolmuş İrfan Kurudal karakteriyle bize muazzam bir tezat sunuyor. Kitap ilerledikçe anlıyoruz ki, ister bir dağ köyünde feodalitenin gölgesinde olalım, ister lüks bir teknede modern dünyanın tam göbeğinde... İnsan, başkalarının onun için yazdığı o ikiyüzlü, bencil senaryoları ve dayatmaları yırtıp atmadığı sürece asla gerçek 'mutluluk' kapısını aralayamıyor. Meryem'in o masum ve tertemiz direnişi, hepimizin içindeki özgürlük arayışına tutulmuş bir ayna gibiydi. Kesinlikle herkesin okuması ve o örtülen yaralarla yüzleşmesi gereken bir başyapıt. "
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
8/10
·461 syf.··
2025 17. kitabı
serinin son kitabı. baştan uyarmak isterim ki bol spoiler olacak bir yazı olacak, spoi sevmeyenler okumadan geçebilirler. şimdi önceki kitaplardan neler öğrenmiştik? gwen, 12. zaman yolcusu olan kartal simgeli zaman yolcusu. saint germain kontu, ile gwen arasında büyük bir bağ var. gwen, lucy ile paul’un kızı ve düğümü tamamlayan, en değerli sembol kendisi. gideon’a ise aşık, ki oda ona aşık. gwen’in dedesi lucas, tüm düğümün çözülmesine yardımcı olan kişi. ve çalıntı kronograf, lucas tarafından gwen’e bırakılmış gizli bir bölmede ev içinde. buraya kadar muhteşem. peki tüm bu olanların önüne nasıl geçilecek? konta hissettirilmeden çemberin büyüsünün gerçekleşmesi nasıl engellenecek? karakterlerimiz mutlu sona erişecekler mi? tüm bu sorular için doğru kitap zümrüt yeşil evet. serinin düğümünün çözüldüğü, merak ettiğimiz her şeyi bir bir sonuca kavuştuğu bir kitap. kont’un öğretmen çıkması ayrı bir şok etkisi yaratsa da o kadar geçmişe gidip görüştükleri adamı nasıl tanımadılar anlamadım. hadi çember üyeleri zaman yolcusu değil anlama ihtimalleri yok ama gwen ile gideon nasıl buna uyanmadı onca zaman. anlamsızdı bir yerde. yine de kitapta bunu dile getirdikleri için kendilerini yakalayıp, bizim de gönlümüzü yapmışlar diyebiliriz. en çok okul hayaletinin uzun bir yaşam sürmesi ve sonrasında hayalet olarak okulda var olmaması duygulandırdı beni. sonu bana biraz yetersiz gelse de okuduğum seriden mutlu ayrılmak hoşuma gitti. başka başka kitaplarda görüşmek üzere. (fantastik roman önerileriniz olursa, önerilere hep açığım.)
Zümrüt YeşilKerstin Gier · Pegasus Yayınları · 20172,168 okunma
8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:10
Luzia, gerçeklerin perdesi aralanıp bütün gerçekleri tek tek hatırladığında bir seçim yapmak zorundadır. Ya bütün bu olan herşeyi affedecek ta da tek tek hepsinden intikamını alacaktı. Yüzyıllardır düşmanını öldürebileceği bir hançeri, vampirlerin düzenlediği bir müzayedeye Sidra ile katılan Luzia, vampirler ile insanların arasındaki çatışmada büyük rol oynamaktadır. Hatıraların üzerine yalanlar bindiğinde Luzia kendini vampir karşıtı bir grubun içinde bulur. Gerçeğin asıl perdesi yüzüne çok sert bir şekilde çarptığında yüzyıllardır devam eden savaşı durdurmak için sevdiği adamı karşısına almak zorunda kalır. Bundan aylar öncesinde ilk kitabı okuyup evrenden ve yazılan hikayeden nefret etmiştim ve ikinci kitabı okumamama kararı almıştım. Daha sonrasında hikayeyi sevenler anlamayıp onlara kızmış ve onlardan nefret etmiştim. Açıkcası NG çok sevdiğim bir yazar ve bu çalışması gerçekten beni hayal kırıklığına uğratmıştı BAŞTA! Sonra içimde biriken meraka yenik düşüp ilk fırsatta serinin ikinci kitabını aldım ve son bölümleri okuduğumda, neden bu kitabın bu kadar çok sevildiğini anlamış oldum. NG yine yapacağını yapıp ters köşeleriyle beni kendine aşık etmeyi bir kez daha başarmıştı. Son bölümlerde aldığım hazzı ilk kitapta alamadığım için bu kadar çok sinirlenmiş olmalıydım çünkü ilk kitap beklentimin çok altındaydı. Yazarın diğer eserlerine nazaran bu eser bana çok basit gelmişti. Bu kitaptan bütün hazzımı almış bir şekilde bir sonraki kitabı sabırsızlıkla beklemekteyim. SPOİ OLABİLİR!!! Açıkcası Sidra beni şaşırttı. Lux ve Lu gibi ben de ona inanmış ve güvenmiştim. Ondan böyle bir şey beklemiyordum demek istemiyorum çünkü vampir sonuçta arkadaşlar. Yazar bunu defalarca kez belirmişti vampirler çok kolay yalan söyler diye. Ama biz üç salak (Lu,Lux and
1000Kitap
Canavarlar da HüzünlüdürN. G. Kabal · Dex Yayınları · 2025385 okunma
6/10
·496 syf.··
2026 29. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:52
Kitabın konusu: Hokey camiasının çapkın çocuğu Carter daha önce kimse tarafından reddedilmemiştir ta ki en yakın arkadaşının kız arkadaşının en yakın arkadaşıyla tanışana dek... İşte şimdi dengeler değişmektedir. Yani ben yazarları cidden anlamıyorum. Neden son sayfalara illa bir ayrılık koymak zorunda hissediyorlar ki, barıştıktan sonra ilişkinin daha çok güçlendiğini hissettiğimizi falan mı düşünüyorlar? Hayır, ben böyle düşünmüyorum. Neyse, konuya çok genel olarak bodoslama daldım ama bu durum beni romantik kitaplardan o kadar soğutmaya başladı ki yeni yazarları okumaktan cidden çekinmeye başladım. Gelelim kitabımıza, aslında çok klasik başladı. Klasik çapkın bir bad boy ve herkesle birlikte olmayan masum kız. Aslında bu durumu sevdim ve sanki aşkları daha yavaş işlemiş gibi hissettirdi. 350 sayfaya kadar her şey güzeldi. Kitap akıcı ilerliyordu. Carter'ı ve Olivia'yı çok sevmiştim. Keza yan karakterleri de. Hank, Dublin, Cara, Emmett, Garrett, Jenny... Çocukları hiç sevmem ama Olivia'nın yeğeni Alannah'ı bile sevdim. Tek bir sorunum vardı. Kitap 485 sayfaydı. Herkes mutluyken okumam gereken 135 sayfa vardı. Ve kitabın aşırı derecede +18 olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yazar bi yerden sonra cidden abartmıştı. Sıktı ve bi olayları yok gibiydi. Spoi olabilecek yorumuma gelirsek 350. sayfaya kadar aslında rahatsız olduğum olaylar da vardı. Mesela aşırı +18, Cara'nın ikili arasındaki ilişkiye gereksiz müdahalesi falan. Ancak puan olarak daha fazla bir puan düşünüyordum. 400. sayfaya kadar sadece aşk okuduk, dediğim gibi tek güzel yanı akıcı olmasıydı ama elim kitaba gitmediği zaman hiç de akıcı olmuyordu. Kalan 85 sayfada gereksiz bir ayrılık oldu. Aslında ikilinin tutumlarını çok beğendim. Carter her zaman her şeyin konuşularak halledilebileceğini biliyordu ama
Bana Şans VerBecka Mack · Martı Yayınları · 202631 okunma