Spoiler
Henüz bitirmedim ama beni rahatsız eden önemli bir konu var kadın baş karakter Georgia
heeeer şeyde ama her şeyde o kadar kararsız ki sürekli herkes bunu ikna etmek için alternatif seçenekler yollar üretmek zorunda Max'e anlam veremedim abicim tamam güzel kız hoş kız da niye bu kadar vuruldun bu kadar özveri gerektiren br işe girdin ya . Kız sürekli anksiyete krizine girmek için yer arıyor . Eski sevgilisi pardon açık ilişkide olan sevgilisi ile olan kısım tamamen saçmalık zaten herif bunu terk etmiş bu hala ama onun doğru insan olduğuna emindim. Demek ki senin bu çok düşünme analiz etme durumların doğru sonuç vermiyor ablacım ya . Bir insan saçını boyatmak için 3 yıl düşünür mü ? Kuaför sandalyesin de hala tereddüt eder mi okuduğum yerr kadar tereddüt etmeden yaptığı bir şey yok zaten de neyse. Böyle bir karakterin başarılı bir işletmesinin olması da imkansız bu arada. Neyse
Yani o son neydi öyle ya. Nasıl kendi kızını bulup da evlendin jsjaslanakak. Neyse bunlar bir yana gerçekten toplumsal sorunları iyi bir şekilde ele alan bir kitap. Kısa ve okuması kolay, dili akıcı.
Binnurun yazdığı kitaplardan yeri bende ayrı olan bu süreyi kaçınca kez başladığımı bilmiyorum her seferinde son kitabı okumuyorum spoiler yemedim ve veda etmek istemiyorum. Sonları mutlu mu mutsuz mu bilmiyorum bu yüzden her seferinde günebakan yani 3. Kitapta bırakıyorum. Spoiler vermeden bunu anlatmam pek mümkün değil ama okuyupta pişman olacak biri olduğunu sanmıyorum. Okurken aslında sizin aşk tanımınızı sorgulatıyor. Neler yapardım nelerden vazgeçerdim dedirten bir kitaptı.Üçüncü kitaba başlamaya korkuyorum.
İlk kitaba göre zor bitirdim diyebilirim aramızda toksik bir ilişki vardı. Yazar diyalogları vs. gereksiz uzatmış ama karakterlerin psikolojik ve fiziksel gelişimlerini çok güzel işlemiş. Son sayfaları okurken kalpten gideceğim diye korktum ve üzüldüm açıkçası. Genel olarak kitabı beğendim soluklanarak okumak daha iyi geldi bana. SPOİLER——————————————————-Ne zaman bir karaktere çok hoşmuş desem öldü bu seride :D Sonuna kalbimi bıraktım ah Xaden ah!
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,222 okunma
Kitap bitti ama başkahraman hala zihnimin bir köşesinde benimle yaşıyor sanki.
İlk başta kitap sıkıcı gibi geldi fakat biraz ilerleyince beni hikayenin en güzel kısmına doğru sürüklemeye başladı.
Başkahraman olan Hamlet Danimarka Prensi fakat bu hakkı elinden alınıyor. Amcası, babasına suikast düzenleyip öldürüyor, daha sonra annesi ve amcası evleniyorlar. Tahtın yeni varisi artık Hamlet’in amcası. Böylece Hamlet’in krallık hakkını elinden almış bulunuyorlar.
En üzücü kısım her kitapta olduğu gibi sonuydu: Ophelia ölüyor, Hamlet ve Laertes son kez düello yapıp zehirlenme sonucu hayatlarını kaybediyorlar ve yeni gelen kral onlar adına ihtişamlı bir cenaze töreni hazırlıyor böylelikle halkın zihninde kahramanca yer ediniyorlar. En azından Ophelia’na kavuştun Hamlet bu yönden içim rahatladı;)
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı.
*Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :)
Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı kaz dağlarında... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur.*