“Kimse mükemmel değil. Bazen insanlardan kusursuz olmalarını beklersiniz ve kusursuz olamadıkları için onlardan sonsuza kadar nefret edersiniz, oysa onların suçu değildir, sizin suçunuz da değildir. Yalnızca sahip olmadıkları için size veremeyecekleri bir şeyi istemişsinizdir. Derken başka insanların hayatında aynısını yaparsınız, herkesi yüzüstü bırakan, hiçbir şeyi yoluna koyamayan kişi siz olursunuz ve kendinizden öyle nefret edersiniz ki keşke hep ölüp gitsem dersiniz.”
“Evrende bir tür düzen var, en azından. Bazen bunu hissediyorum. Belli müzikleri dinlerken veya sanat eserlerine bakarken. Kulağa tuhaf gelebilir ama satranç oynarken bile. Sanki düzen öyle derin ve güzel ki hepsinin altında bir şeyler olması gerektiğini hissediyorum. Başka zamanlarda yalnızca kaostan ibaretmiş ve başka hiçbir şey yokmuş gibi geliyor. Belki de tüm bu düzen düşüncesi bir tür evrimsel avantajdan kaynaklanıyordur ya da her neyse. Örüntü olmayan yerde örüntüler görüyoruzdur. Bilemiyorum. Kendimi yeterince ifade edemiyorum. Ama o güzellik hissini deneyimleyince Tanrı’ya inanıyorum. Sanki her şeyin arkasında bir anlam yatıyormuş gibi geliyor.”
“Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o artık iyilik değildir; eğer iyiliğin bir sonucu, yani ödülü varsa yine iyilik değildir. Demek ki iyilik, neden ve sonuç zincirinin dışındadır.”