Kazıklı Maria'nın YouTube'daki "B*k Gibi Book Reviews" serisi sayesinde yine okumuş kadar olduğum bir kitap. Belki izlemek istersiniz diye video linklerini aşağıya ekleyeceğim. Ama önce kısaca kitabı yorumlamak isterim.
Aşk'ın ne olduğunu anlatacak kadar tecrübem yok, ama ne olmadığını bilecek kadar aklım ve mantığım var (çok şükür!). Ve Gülşah ile Şahin arasındaki şeyin aşk olmadığını rahatlıkla söyleyebiliyorum. Gülşah'ın Şahin'e karşı hissettiği şey aşk değil, takıntı. Şahin'in Gülşah'a karşı hissettiği şey aşk değil, hatta herhangi bir şey hissediyor mu, ondan da emin değilim. İki karakterde de akıl denen şeyin zerresini göremedim. "Konu aşk olunca mantık devre dışı kalır" falan diye saçmalayacak olanlar olursa diye söylüyorum; mantık devre dışı kaldığında da neler olduğunu gördük.
Gülşah'ın tamamen bencilce bir şekilde üstelik çocuğa sağlıklı bir aile ortamı dahi sağlayamayacak durumdayken çocuk sahibi olmak istemesi, sürekli girdiği kıskançlık krizleri; Şahin'in bilmem kaç zaman sonra gelip her şeyi aynı bulmayı beklemesi ve Gülşah'ın hamile olduğunu öğrendiğinde girdiği tripler... Tam anlamıyla b*k gibi bir kitaptı ve tam da bu sebeple Kazıklı Maria'nın malum serisinde olmayı son derece hak ediyordu.
Beni en çok üzen şey, bunların gerçek olması oldu (bir kısmının veya tamamının). Böyle insanların gerçek hayatta var olduğuna inanmak istemiyorum. Ayrıca kitabın yazarına kendimce bir tavsiye vermek istiyorum: Lütfen yazma. Zirvede bırak, bundan daha kötü bir kitap yazamazsın çünkü. Cümlelerin düşüklüğünü geçiyorum (kitap editör yüzü de mi görmedi, insaf...), olaylar sürekli tekrar ediyor. Karakterler sürekli kahvaltı yapıyor, Şahin sürekli yemek yerlerken namaza kalkıyor ve Gülşah sürekli bayılıyor veya kusuyor. Karakterler veya olaylar bu kadar kendini tekrar
"Öğrenilmiş çaresizlik, kişilerin bazı durumlarda çok sayıda başarısızlık yaşayarak tekrar denese bile başarılı olamayacağına dair bir inanış geliştirmesidir. Hayatımızda bazen karşılaştığımız gerçek çaresizlikler ile öğrenilmiş çaresizlik aynı şey değildir. Gerçekten çaresiz olmadığımız hâlde çaresiz olduğumuzu zannederek çözebileceğimiz bir sorunumuzu çözmek için hiçbir şey yapmamayı öğrenmişsek öğrenilmiş çaresizlik yaşıyoruz demektir."