Döndüğüm sokağın köşe başında olmayacaksın.
Saydığım kaldırım taşlarından haberin
de olmayacak hiçbir zaman.
Geçmeyeceksin bile o sokaklardan.
Altında sohbet ettiğim çınarın varlığını bilmeyecek
sana dair bildiklerini duyup, şaşıramayacaksın.
Yanlış anladın sen beni...
Belki, ben seni.
Ne fark eder ki?
Ne karşı pencerenin silueti, ne sokak
lambasının altındaki gölge olacaksın.
Hiç susmazken yüreğim sana sen
sessizliğimin bile farkına varmayacaksın...
Bütün bir hayat seni düşünürken,
zaman hep sana bölünürken, yelkovan
sana döner, akrep seni ararken...
Sen, hayatımın hiçbir anında olmayacaksın.
Yanlış yerde bıraktın beni, belki, ben seni...
Ne fark eder ki?
O uzun gecelerde gizli bir ateşle
aydınlatıyordun satırlarımı.
Ay bile terk ediyordu bazen geceyi,
ama sen ve o ateş, hiç.
Aklımın o en durgun yanını bile
harekete geçiren sözlerinin esiri
olmamak mümkün değildi.