Bütün gün ve gecelerin Galata'nın sokaklarında geçiren ağzı küfürlü gürültücü çocukları düşündü. Nasıl bu kadar mutlu olabiliyorlar ki? Sahip oldukları hiçbir şeyleri olmadığı için mi? Bir şeye sahip olmamalarlı kaybedecekleri bir şeyleri de olmadığı anlamına geliyordu. Kendisinin de şu anda kaybedeceği bir şeyi kalmamış gibiydi ama yine de mutlu olamıyordu. Yoksa bu çocuklar, bir şeye sahip olabilme umut ve beklentileri kalmadığı için mi böylesine mutluydular? Onu mutsuz eden, bir şeye sahip olabilme umut ve beklentisi olması mıydı?
Dudaklarında kibirli bir gülümseme vardı. Aslında gülmüyordu ama kibir bir insan bedenini ele geçirdiğinde, o insanın yüzüne nedense tuhaf bir keyif görüntüsü yerleştiriyordu.