"Gözlerimde gördüklerin bunlar mı? Hakkımda hiçbir şey bilmediğin?"
"Gözlerinde hiçbir şey yazmıyor." diye yanıtladım. "Benim gözlerimde yazıyor. Seninkilerde sadece yansımasını görüyorum."
"Hacime" diye başladı, "asıl acı olan şey, geri dönemeyeceğimiz gerçeği. Bir kez ilerlemeye başladın mı, ne yaparsan yap gittiğin yoldan geri dönüyorsun. En ufak sapma her şeyi sonsuza dek değiştiriyor."
Yarın neler getirecekti? Merak ediyordum. Iki elim direksiyonda gözlerimi kapadım. Içinde olduğum şey kendi befenin değilde bir süreliğine ödünç aldığım, yapayalnız, geçici bir kılıftı sanki.
Kendim diye adlandırdığım bu kişinin ne kadarı gerçek bendi, ne kadarı değildi? Direksiyonu çeviren bu ellerin yüzde kaçına ben diyebilirim? Dışarıdaki manzaranın ne kadarı gerçekti? Ne kadar çok düşünürsem o kadar az anlıyor gibiyim.