"Biliyor musun başarabilmiş olman harika bir şey."
"Gayretli olmayı mı?"
"Gayret edebilmeyi."
"Başka hiçbir özelliğim olmasa bile mi?'
Korogi bir şey demeden gülümsüyor.
"...Nasıl desem, böyle bir şeyin olmaması çok ürkütücü geliyor bana. Hiçlik denen şeyi anlayamıyorum çünkü. Ne anlayabiliyorum, ne de hayal edebiliyorum."
"Hiçlik denen şey, kesinlikle hiçbir şeyin olmaması demek olduğundan, belki de anlamak ve hayal etmek gerekmiyordur."
"Peki ama, sadece bir ihtimal olarak, bu tamamen anlamayı ve hayal etmeyi gerektiren türden hiçlik ise, ne yaparsın? Maricik, sen hiç ölmedin değil mi? Gerçekten ölmeden bilinecek bir şey değil belki de."
Maricik. Üzerinde durduğumuz zemin var ya, çok sağlammış gibi görülür ama en ufak bir şey olduğunda, pat diye altımızdan kayıp gidebilir. Ve bir kez altımızdan çekilmeyegörsün, işte o zaman sonumuz gelmiş demektir; bir daha eskiye dönemeyiz. Sonrasında; yerin altındaki o karanlık dünyada bir başımıza yaşamaktan başka çaremiz kalmaz.