Bu istasyonda ilk karşılaştığımızda, gülümsemesi yalnızlığımın sisini bir deniz feneri gibi kesmişti. Gün doğana kadar konuşarak geçirdiğimiz sayısız gece, birbirimizin sözlerinde kaybolurdu. Ama son zamanlarımızda sanki karşı peronlarda duruyorduk, hiç binmeden trenlerin geçişini izliyorduk.