Ön yargılara karşı, herkes kadar hiçkimse, yolcu, keşfeden,öğrenen, kendince, keyfince, doğa,deniz, çocuklar, çokça gökyüzü, bir parça huzur almaya geldi dünyadan
"Düşünmüyorsun, düşüyorsun. Düşündüğünü zannediyorsun, ama sadece yoklukta biraz daha irtifa kaybediyorsun. Çıkabilmek için sözüm ona düşündükçe, her gün biraz daha nefessiz, boğuluyorsun. Sen düşünmüyorsun. Düşünmek, var olabilmek ile olur ancak. Sen var mısın?"
Sevdiğin birinden, sevdiğin başka bir şey uğruna ayrılmak...
Özgürlük...
Bunun tarifi çok zor. Dünyanın en yüksek gökdeleninden, ağır çekimde aşağı düşer gibi. Yukarı çıkarken biriktirdiğim tüm anıları, çakılırken izlemek gibi. Öte yandan boşlukta uçmanın cazibesine de kapılır gibi. Sanki tüm yüklerimden kurtulup, özgürlüğe düşüyor gibi. Güzel bir yere doğru yolculuk yapar gibi.
Aynı zamanda güzel bir yerden hızla uzaklaşır gibi...
Bana kalırsa evlilik, bir elmanın iki yarısı olmak değildir. Aksine evlilik, elma ile armudun aynı dalda yaşamaya karar vermesiyle başlayan bir yolculuktur.