Acı çekiyordu, ümitsizliğe kapılmıştı. Düzgün, iyi kalpli, seven bir insanı sırf hoşuna gitmediği için geri çevirmenin, özellikle bu evlilikle hayatını; neşesiz, tekdüze, aylak hayatını değiştirebilecek bir fırsatı yakalayabilecekken, gençliği elden giderken ve gelecekte de daha parlak bir şeyler gözükmezken; bütün bu koşullar altında teklifi reddetmenin delilik, kapris ve çılgınlık olduğuna artık kendini inandırmıştı. Bu yüzden Tanrı bile onu cezalandırabilirdi.