Serenay

Serenay
@srnybygn
Okudukça anlıyorum; bazı cevaplar hayatın içinde değil, satır aralarında saklı.
Livaneli’den Beklemediğim Bir “Bekle Beni”
1/10
·192 syf.··
2025 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 14:42
Livaneli’nin Bekle Beni adlı romanı, Selim ve Leyla’nın lise yıllarında başlayan aşkını ve 1971 muhtırası döneminde yaşanan sarsıcı olayları konu alıyor. Kitabın ilk sayfaları Ankara’da geçiyor ancak yazarın şehri yalnızca tek bir mekan üzerinden anlatması beni hayal kırıklığına uğrattı. Ankara ve İstanbul gibi geniş şehirler bu kadar sınırlı yansıtılmamalıydı. Romanın hapishane bölümleri gereğinden uzun, bu da hikayenin duygusal etkisini zayıflatmış. Üçüncü şahıs anlatımı nedeniyle karakterlerle bağ kurmakta zorlandım. Sonu da bir anda bitiyor ve okuyucuda “bitti mi gerçekten?” hissi bırakıyor. Livaneli’nin genelde duygusal derinliği yüksek romanlarını severim; özellikle Serenad hala favorim. Ancak Bekle Beni, benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Ayrıca kitabın farklı bir yayınevinden çıkması, Livaneli’nin diğer baskılarıyla olan bütünlüğü de bozmuş.Bu da pek hoşuma gitmeyen yönlerinden oldu. Ne yazık ki “okunmaz” listemde yer aldı. Livaneli’nin diğer eserleriyle kıyaslandığında hem anlatım hem de duygu yönünden zayıf kalmış.
Edebiyat-Düşünce
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Serenay

, bir kitap okudu
1/10
·192 syf.··
4 günde okudu
·
2025 14. kitabı
Zülfü Livaneli
6.8/10 · 18,4bin okunma
Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar. Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü.
Sayfa 90 - CAN·Kitabı okudu
Habil’i öldüren Kabil hapsedilmiş miydi? Tanrı hapishaneyi yaratmış mıydı o zaman? Elma yemek mi daha büyük bir suçtu, kardeşini öldürmek mi? Tanrı insan soyunun zalimlik eğilimini gördükten sonra onları cennetten atsa daha mantıklı bir hikaye olmaz mıydı?
Sayfa 63 - CAN·Kitabı okudu
10/10
·188 syf.··
2025 13. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 17:32
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra bile içindeki karakterler aklından çıkmaz. Saç Örgüsü de benim için öyle bir roman oldu. Üç farklı kadın, üç farklı ülke, üç farklı hayat… ama tek bir duygu etrafında birleşiyorlar: umut. Smita, Hindistan’da kızına daha iyi bir gelecek sunmak için mücadele eden bir anne. Giulia, İtalya’da ailesinin küçük atölyesini ayakta tutmaya çalışan genç bir kadın. Sarah ise Kanada’da başarılı bir avukat, ama iç dünyasında büyük bir kırılmanın eşiğinde. Üçü de birbirinden çok uzakta, ama aynı cesaretle yaşıyorlar: pes etmemek. Laetitia Colombani bu üç hikayeyi öyle zarif bir şekilde örmüş ki, her sayfada bir diğerinin sesini duyabiliyorsunuz. Kadın olmanın, direnmenin ve yeniden başlamanın evrensel halini anlatıyor aslında. Okurken bazen Smita’nın çaresizliğine üzüldüm, bazen Giulia’nın içtenliğine gülümsedim, bazen de Sarah’nın sessiz gücüne hayran kaldım. Ama her bölümde içimden aynı kelime geçti: “devam et.” Romanın sonunda üç kadının hikayesinin bir saç örgüsü gibi birleşmesi ise bence kitabın en vurucu yanıydı. Hayatın bazen görünmez bağlarla insanları nasıl bir araya getirdiğini hatırlatıyor. Bu kitabı okurken fark ettim ki, bazen en küçük umut bile insanın içindeki karanlığı aydınlatabiliyor. Her kadının hikayesinde kendimden bir parça buldum. Saç Örgüsü bana şunu öğretti: Hayat bazen karmakarışık bir düğüm gibi görünse de, sabırla örmeye devam edersen sonunda mutlaka bir güzellik çıkıyor ortaya.
Edebiyat-Düşünce
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,7bin okunma