Aşk ne kadar yüce olursa, aşk sahibini o kadar hasret ve ayrılık acısı çekmeye mahkum eder kader. Yahut aşık ne kadar acı ve keder yaşarsa aşkı da acısı oranında çoğalır. Ayrılık acısının büyüklüğüdür vuslatın sevincini kat kat artıran. Vuslatın nihai zevki, ayrılığın doruklaşan acısı kadardır.
Aşk gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı. Akıldan geçmeden aşk gönle girmezdi. Duygular düşüncelere hakim olunca başlardı aşk. Düşünceler duyguları yönlendirirken sevgiden bahsetmek kadar yalancılık da olamazdı.
Zirveler.. aynı zamanda inişin yahut düşüşün başlangıç noktaları sayılır. Şahıs ve ya kişi, zirveyi tuttuktan sonra, eğer gereken hamleyi atılımı gerçekleştiremezse, kaymaya başlar.