Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum, özellikle öğle sonralarıyla ne yapacağımı hiç bilmiyorum, üzüntü oralara saklanır, kımıldamayan bir kedi gibi, öylece durur ve sana bakar, odanın ortasına çökmüş bir manda gibi, etrafından dolaşmanın hiçbir yolu yok.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölürken ellerini tutmak önemli, diyorum kendisi de babasını kaybeden bir arkadaşıma. Daha sonra bırakmak da önemli, cevabını veriyor kısa bir sessizlikten sonra.
Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum, kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor. Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam pişmemiş ekmek gibi, yutması zor.
Adam anlamış ki biri birine ve bir şey bir şeye aitse elbet birbirlerini bulurlarmış dünyanın bir ucunda dahi olsalar. Hiçbir şey engel olamazmış buna.