Serap Fidancı

Serap Fidancı
kırmızı küçük oyuncak arabalar
Kütüphaneci, Tarihçi
Doktora
Kadıköy
44 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
SABAHIN ÜÇÜ
Puan vermedi·152 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 02:04
Uzun zamandır okumadığım, tam zamanına denk gelen bir baba oğul ilişkisi. Birlikte yaşanamamış anların, sorulamamış soruların ağırlığı hissediliyor. Bittiğinde geriye hikâyeden çok bir boşluk kalıyor; tanıyamadığın birine duyulan garip, sessiz bir his gibi.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,100 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Muazzez
10/10
·222 syf.··
2025 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 00:25
Kaçıncı kez okudum bilmiyorum. Ne zaman Ayvalık'a gitsem Edremit'e dönemiyorum yüzümü. Sanki oralarda bir yerlerde gibi Yusuf'un Muazzez'i. ya da atının nal izleri
Alıntı
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025211bin okunma
Küçük Yuvarlak Taşlar
10/10
·84 syf.··
2025 45. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 21:31
Okurken insan kendi hayatındaki küçük kırılmaları, çocukluktan kalan taşları, unutuldu sanılan hisleri hatırlıyor. Bu kitap, yüksek sesle değil fısıltıyla anlatılan ama uzun süre zihinde kalan öykülerden bir sahil kenarı.
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,7bin okunma
Okumaz Yazmaz
9/10
·48 syf.··
2025 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 10:13
Agota Kristof’un Okumaz Yazmaz’ı, yalnızca bir yazarın yaşamöyküsü değil; insanın kendi dilinden, toprağından, hafızasından kopmasının nasıl derin bir çölleşmeye dönüştüğünün acı bir kaydı. Kristof’un her satırı, başka bir ülkeye sığınmanın yalnızlığını, yeni bir dilde yaşamanın yarattığı sessizliği ve köksüzlüğü iliklerine kadar hissetmiş birinin tanıklığıyla dolu. Bu kitapta, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, insanın kendine açılan kapısı olduğunu görüyorsunuz. O kapı kapandığında ise geriye kalan: sosyal bir çöl, kültürel bir çöl… Kristof’un yabancı bir memlekette tutunmaya çalışırken yaşadığı yoksunluk, kayıplar ve anlaşılmama hissi öyle yalın bir dille anlatılmış ki, okurken kendi içinizde de bir boşluk ürperiyor. Ona uzaktan baktığınızda güçlü bir kadın görürsünüz; oysa sayfalar arasında sürgünün sessizliğinde kendini yeniden inşa etmeye çalışan kırılgan bir insan saklıdır. Okumaz Yazmaz, göçün yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olmadığını, bir insanın ruhunun da yerinden söküldüğünü hatırlatıyor. Dilini kaybeden birinin hafızasının nasıl eksildiğini, ne kadar iyi niyetli olursa olsun hiçbir ülkenin “ev” olamadığını, insanın içindeki özleme ve yabancılığa karşı ne kadar çaresiz kaldığını anlatıyor. Kristof’un hayatına, acılarına, direnişine bakarken, belki de en çok şunu hissediyorsunuz: İnsan bazen yaşamak için gittiği yerde yavaş yavaş kendini kaybediyor. Ama yine de yazıyor, çünkü kaybolmamanın tek yolu bu. Agota Kristof’u seviyorsanız bu kitabı okurken sanki onunla aynı masada oturuyor, tüm sessizlikleriyle baş başa kalıyorsunuz. Sevmiyorsanız da, bu incecik kitap size bir insanın dilini, ülkesini, çocukluğunu, hatta adını kaybetme hikâyesiyle dokunuyor. Kısacık ama ağır. Sessiz ama sarsıcı.
Alıntı
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,715 okunma
Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz
Puan vermedi·140 syf.··
2025 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 19:43
Bu kitabı okurken Melisa Kesmez’in kelimeleriyle değil, sanki duygularıyla konuştuğunu hissettim. Her öyküde bir sessizlik, bir kabulleniş, bir iç çekiş vardı. Dili öyle sade ama öyle derin ki, bazı cümleleri okuduktan sonra sayfayı kapatıp biraz düşünmek istedim. Çünkü bazen bir cümle, insanın tam da içinden geçiyor. Kesmez’in karakterleri tanıdık geldi bana; sanki bir zamanlar ben de aynı masada oturmuşum, aynı şehri solumuşum gibi. Bu öykülerde büyük olaylar yok, ama büyük duygular var. Kırılganlık, yalnızlık, sevilme isteği, gitmekle kalmak arasındaki o ince çizgi… Kitabı bitirince bir burukluk kaldı içimde ama iyi geldi. Çünkü bu öyküler, insana “yalnız değilsin” hissini veriyor. Melisa Kesmez, kelimeleriyle insanın kalbine dokunuyor, ama incitmeden, sessizce. Gerçekten de kitabın adı gibi: Atları bağlayın, geceyi burada geçireceğiz. Ben geçirdim. Hem de uzun bir gece gibi, derin bir huzurla.
1000Kitap
Atları Bağlayın Geceyi Burada GeçireceğizMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 20175,2bin okunma