Bu kitabı okurken Melisa Kesmez’in kelimeleriyle değil, sanki duygularıyla konuştuğunu hissettim. Her öyküde bir sessizlik, bir kabulleniş, bir iç çekiş vardı. Dili öyle sade ama öyle derin ki, bazı cümleleri okuduktan sonra sayfayı kapatıp biraz düşünmek istedim. Çünkü bazen bir cümle, insanın tam da içinden geçiyor.
Kesmez’in karakterleri tanıdık geldi bana; sanki bir zamanlar ben de aynı masada oturmuşum, aynı şehri solumuşum gibi. Bu öykülerde büyük olaylar yok, ama büyük duygular var. Kırılganlık, yalnızlık, sevilme isteği, gitmekle kalmak arasındaki o ince çizgi…
Kitabı bitirince bir burukluk kaldı içimde ama iyi geldi. Çünkü bu öyküler, insana “yalnız değilsin” hissini veriyor. Melisa Kesmez, kelimeleriyle insanın kalbine dokunuyor, ama incitmeden, sessizce.
Gerçekten de kitabın adı gibi: Atları bağlayın, geceyi burada geçireceğiz.
Ben geçirdim. Hem de uzun bir gece gibi, derin bir huzurla.
Naci!.. Sen ve emsalin ölmediniz, bir iki kazma darbesiyle oyulmuş bir çukura gömülmediniz; siz büyük Türklüğün, Müslümanlığın sinesinde hürmet ve saygıyla yaşayacaksınız!” Yüzbaşı Bedri Efendi