Serpil

Serpil
"𝐵𝑖𝑟 𝑚𝑎𝑣𝑖𝑙𝑖𝑘 𝑎𝑙𝑑𝚤 ℎ𝑒𝑟 𝑦𝑒𝑟𝑖𝑚𝑖𝑧𝑖"
Psikolojik danışman olacak
Ankara Üniversitesi
136 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
"Hakikat hep burnumuzun ucundadır ama biz onu ancak hazır olduğumuzda görürüz."
Sayfa 257
Reklam
"Birine susmasını söylediğinizde sesine, gitmesini söylediğinizde kendisine hasret kalabiliyordunuz"
Sayfa 203
"Mesela kimi ağaca bakar, yaşını görür, kimi sarkan tazecik yemişini. Kimi yangına bakar, ateşi görür, kimi çoktan küle dönmüş bir şeyleri. Kimi gökyüzüne bakar, yıldızları görür, kimi ölmüş annesini."
Sayfa 126
"Öyle olur. Bazen bir kabahatin ardından kafasını duvarlara vuramaz hemen insan. Ne yaptığını anlaması biraz zaman alır."
Sayfa 25
Ayağa kalkarsan ne olacağını merak etmiyor musun?
10/10
·288 syf.·
2025 15. kitabı
Okurken huzur veren, zaman zaman hüzünlendiren ama sonunda da umut bırakan bir kitaptı. Yazar başta baş karakter olmak üzere, diğer tüm karakterlerin derin içsel süreçlerini etkileyici bir şekilde yazıya dökmüştü. Aynı zamanda kitaptaki her bir cümle her bir düşünce oldukça derin anlamlar barındıran kıymetli anlatımlardı. Ne olursa olsun kabul görülmek istenen, o kabulu ve desteği en yakınlarından almayı bekleyen, attıkları her adımı toplumun veya çevrenin beklentileri için değil kendi mutlulukları kendi huzurları için atan, yaşamlarını ve geçmişlerini tekrar gözden geçirip sorgulayan, kısacası dümenleri artık kendi ellerine alıp kendi gemilerinin kaptanı olan insanların hikayesini anlatan bir kitaptı, Hyunam- dong kitabevi. Beni epey etkileyen, aynı zamanda yaşamdan ne beklediğimi ve bu yaşama ne gibi bir anlam atfetmem gerektiğini düşünmemi sağlayan bir kitap oldu. Kitabı okurken üzerine düşündüğüm bir konu daha oldu: Genel olarak başta bizim kültürümüzde olmak üzere bu kitapta da insanların o kadar çok kitap okumaya istekli olmadığını fark ettim. Bunun en önemli sebebi bence bir insanın "kendini gerçekleştirme düzeyine" ulaşamamış olmasıdır. Bu düzeye ulaşamazlar çünkü diğer alt basamaklardaki ihtiyaçları henüz karşılanmamıştır. Bir kişi yaşadığı toplumda kendini güvende hissetmiyor, sevilmiyor, kabul görmüyor, kimse tarafından saygı duyulmuyor en basitinden temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, bizim bu durumdaki insandan veya toplumlardan kitaplara, sanata, edebiyata, felsefeye... ilgi duymasını beklememiz maalesef gerçekçi bir düşünce olamaz, öyle değil mi? Ama yine de bu hiç bir umut olmadığı anlamına da gelmez... Kendimizi gerçekleştirebileceğimiz, kendimizi anlayabileceğimiz, kendi kimliğimizi bulabileceğimiz yarınların olması dileğiyle...
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma