Kitabı yeni bitirdim ve içim birazcık buruk.
Elimdeki 200 sayfalık bir kitabın beni bu kadar etkileyeceğini düşünmüyordum. Konusundan bahsetmeden önce kitabın kapağındaki altı çizgiden bahsedeyim biraz. Bu altı çizgi hikayedeki her bir yaşamı temsil ediyor. Eşi, kendisi, çocukları damadı ve torunu...
Asıl konuya gelirsek, Fugui adlı karakterimiz gençliğinde aile servetini yiyip bitirdiğinde hayatın ona hazırladıklarından habersizdir. Yıllar sonra bahçesinde otururken yanına gelen bir yabancıya tüm hikayesini anlatır. Hovardalık döneminden tutun da ağlamaktan gözündeki yaş tükeninceye kadar yaşadığı her şeyi...
Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, acılarını, sevinçlerini anlatır. Onun dilinden sayfalara dökülen bu anlar, yaşamın bütün yönlerini açığa çıkarır. Doğumlar, ölümler, gülümsemeler, umutlar, gözyaşları.
Okurken Fugui'yle birlikte onun hayatını yaşıyorsunuz. Haliyle sizi de etkiliyor... Okuyun ve ne demek istediğimi anlayın.