Mehmet Y.

Mehmet Y.
Ben, Mehmet Yılmaz (Samsunlu) Okuduklarımı duvarımda, yazdıklarımı yazar profilimde görebilirsiniz.
Türkiye 2005 yılında Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakeresine girdi. 2006 yılında sadece o yıl Türkiye'ye 20 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye girdi bu nedenle ki, 1923'ten 2005 sonuna kadar giren toplam yabancı sermaye miktarı 15 milyar dolar. Bir yılda onun yüzde 30 fazlası girdi. Dolayısıyla bu da etkiledi. Neden? Türkiye Avrupa Birliği'ne girecek, hukukunu düzeltecek, demokrasisini iyileştirecek beklentisi olduğu için yabancılar geldi. Yani orada -benim kafamdaki yapısal reformlar olmasa bile- birtakım yapısal reformlar yapıldı. Onun için geldik buraya. Bu sarmaldan çıkabilmemizin yolu yine oradaki gibi yapısal reformları yapmamızdır diye hep onu vurguluyorum.
Kronik Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uygurca aslında Karahanlıcanın devamıdır. Elbette günümüz￾deki Uygurcadan bahsediyorum ve ben de sizinle aynı fikirdeyim. Zaten Karahanlıca, yani Hakani dili bugünkü Uygurcaya ulaşmıştır; ayrıca etnik bakımdan da Uygurların arasında Karahanlılardan kalan çoktur. Yani Karluklardan ve diğer boylardan katılanlar bulunmaktadır. O dönemde, özellikle Karahanlıların son devirlerine doğru çok sayıda Türk kökenli insan o şehirlere gidip yerleşiyorlar. Dolayısıyla Uygurların bu kadar kalabalık olmasının bir sebebi de, ki burada günümüz Uygurlarından bahsediyorum, şehirli olmalarının yanında Karahanlılardan ve Karluklardan kaynaklıdır.
Sayfa 75 - Kronik Kitap
Oğuz Destanı’nında merkez, Dede Korkut’un da başkenti o bölgede gösterilir. Yer isimlerinden tutun, pek çok şeye kadar her iki destanın özelliklerini burada görebiliyoruz. Bir de Karadağ silsilesini aşınca Sozak adlı şehirle karşılaşıyoruz. Biz gittiğimiz￾de Sozak iki üç bin kişilik bir köy gibiydi. Ama şehir ve yerleşim alanının yakınında çok sayıda ata yeri vardı. Kazancı Ata, Kakırık Ata, Kara Buğra Ata gibi adları taşıyorlardı.
Sayfa 153 - Kronik Kitap
Birincisi atın evcilleştirilmesi. At insanlara uzak mesafelerin kat etmesine katkı sağladı. İkincisi de demircilik, genel anlamıyla maden işleme. Fakat demirin, özellikle kaliteli demirin işletilmesi önemlidir. Demir madeni yüzeye yakın bir şekilde oralarda vardı. Bahsettiğimiz bölgenin doğu ucunda Altay Dağları’nın güney eteklerinde demir madeni kendiliğinden açıkta bulunuyordu. Ergenekon Efsanesine konu olacak biçimde vardı. Kısacası madeni eriterek kaliteli demir elde ettiler. Bu onlara bir teknolojik devrim de sağladı.
Sayfa 114 - Kronik Kitap
Türkler, tarih boyunca bulundukları her coğrafyada derin izler bırakmış, siyasi yapıları, kültür, sanat ve fel￾sefeleriyle insanlığın kaderine önemli etkileri olmuş, medeniyet mimarisi üretmiş bir topluluk. Bu nedenle onların hikâyesi salt bir halkın değil dünya tarihinin de hikâyesi, insanlığın ortak kültür mirasının kıymetli bir parçası. Bu zenginliği tanımlarken “çok yönlü” ve “derin” ifadeleri yerinde olacak.
Kronik Kitap