Seda Sert Koca

“Bir ölüm büyütüyorum; her gün binlerce nefesle karnını doyuruyorum. Zaman her seferinde benden bir adım önde. Bu da bir sır mı sence?” “Ölüm sır olamayacak kadar yalın”
Sayfa 79·Kitabı okudu
Reklam
Yokluğun varlıktan daha çok yer kapladığı zamanlar var, bildiniz mi? Bir gün illa bilirsiniz. Yani biri eksildiğinde, evinizde yer açılmaz da tam ortasında kocaman bir delik açılır. Artık o deliğin üstüne basmadan devam etmeniz gerekir. Basarsanız düşersiniz. Kıyıdan kıyıdan yaşamak diye bir şey var, zamanı gelince mutlaka öğrenirsiniz.
Biri ölünce tanımayanlar hemen “Kaç yaşındaydı?” Diye sorarlar. Yaşına göre acınıza not verirler. Yaşlı mıydı? Allah taksiratını affetsin ama yani bunda üzülecek ne var, derhal kabullen ve hayatına geri dön. Genç miydi? Tebrik ederim, istediğin kadar acı çekmeyi hak etti , biz seni bir süre idare ederiz.
Sayfa 98·Kitabı okudu
“ 6 Yıldan sonra ben “
Bir yılı birkaç ay geçtikten, şehir şehir dolaşıp şube şube teftişlerde bulunduktan sonra başlangıçta ona zevkli ve heyecanlı gelen bu işin bütün zevkinin tükendiğini, bir sürü genç insanın imrendiği, geliri iyi, statüsü yüksek işin angaryadan başka bir şey olmadığını anladı, taşıdığı yük ağır gelmeye başladı. Bunu anladığı zamandan beri de, gittiği her yer ona unutulmuş, geri kalmış, çirkin, pis, kasvetli görünür oldu.
Yağmurdan sonra ortaya çıkan toprak kokusuna “Geosmin” deniliyormuş. “Dünya kokusu” şeklinde çevirmiş kaynaklar. Bilim adamları oturup çalışmışlar ve bu kokunun, bazı böcekler üzerinde yarattığı etkinin 450 milyon yıllık bir hayat döngüsünün sağlayıcısı olduğunu bulmuşlar. Böcekler bu kokuya kanıyor diye yaşıyormuşuz anlayacağın. Dünyanın kokusu hangimizi kandırmıyor ki? Burnumuzun ucunda inceden aldığımız o kokuyla, dön baba dönüyoruz Osman.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam