"Bir gezegen vardı, kırmızı suratlı adamın biri yaşıyordu orada. Ömründe hiç çiçek koklamamış. Hiçbir yıldıza bakmamış. Hiç kimseyi sevmemiş. Sayıları toplamaktan başka hiçbir şey yapmamış hayatı boyunca. Ve o da tıpkı senin gibi bütün gün 'Ben ciddi bir adamım! Ben ciddi bir adamım!'diye dolanırdı. Üstelik bundan gurur duyardı. Ama o bir adam değil, mantardı bana kalırsa!"
Garip bir şey de şuydu: Durmadan Emma'yı düşünüyor ama onu yine de unutuyordu. Hayalini yakalamak için gösterdiği çabaların ortasında bu hayalin belleğinden kaçtığını görünce çok üzülüyordu. Oysa her gece onu düşünde görüyordu: Emma'ya yaklaşıyordu ama, ona sarılır sarılmaz kadın çürümüş bir halde kucağına dökülüyordu.