Sena Güler

Galiba bilmekten, öğrenmekten coşku duyulan zamanlar geride kaldı. Bunu düşünüyorum. Çağımız öyle bir çağ değil. Eskilerde kalmış, çok eskilerde. Kitaplarda okuyunca halen var zannediyoruz ama yok, kesinlikle yok. Bilmek, öğrenmek için her şey insanın elinin altında olunca -bu da önemli bence- kıymetten düşüyor. Kazançlar, fetihler çağı bu, parayı, insanı, belli bi alanı, mıntıkayı...
Sayfa 177·Kitabı okudu
Reklam
Rusya, Ekim İhtilâlinden sonra, sosyalizmin siyasî unsurunu gerçekleştirdiği, sosyalist devrimi başarıya ulaştırdığı, yani işçi sınıfı, müttefikleriyle birlikte, siyasî iktidara el koyduğu için, «siyasî bakımdan ileri», ve üretim güçleri henüz sosyalist iktisat düzenini kuracak kadar gelişmiş bulunmadığı için, «iktisadî bakımdan geri» bir ülke durumundaydı.
Sayfa 7·Kitabı okudu
II. Enternasyonal çevrelerinde yaygın ve egemen bulunan anlayışa göre, sosyalist devrimin başarı kazanması için, üretim güçlerinin sosyalist iktisat düzeninin hemen kurulmasını sağlayacak ölçüde gelişmiş, işçi sınıfının nüfus içinde çoğunluk sağlayabilecek kadar genişlemiş ve yüksek bir kültür düzeyine ulaşmış olması gerekiyordu. Başka bir deyişle, sosyalist devrimi gerçekleştirecek ülkelerin, burjuva demokratik devrimlerini tamamlamış ve kapitalizmin son derecede yüksek bir gelişme düzeyine ulaşmış ülkeler olması şarttı. Aksi halde, sosyalist devrim başarıya erişemez, işçi sınıfı, iktidarı eline geçirse bile, elinde tutamazdı.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Sosyalizm bir durum değil, bir harekettir. Sosyalist devrim, bu hareketin siyasî unsurunu teşkil eder. Bu bakıma, sosyalist devrimin, kapitalist düzeni ortadan kaldırarak sosyalist düzeni kurmak için gerçekleştirilmesi gereken siyasî ve iktisadî dönüşümler bütünü içindeki verini açık ve seçik bir biçimde belirlemek büyük bir önem taşır. Sosyalist devrim, işçi sınıfının, başta geniş köylü yığınları olmak üzere, müttefikleriyle birlikte, sosyalist iktisat ve toplum düzenini kurma azmiyle, devletin sınıf yapısını değiştirerek, iktidara el koyması demektir. Öyleyse, sosyalist devrim, bir süreç değil, bir süreç içindeki niteliksel bir sıçrama ânıdır; sosyalist hareketin, sosyalist iktisat ve toplum düzeninin kurulmasını gözeten devrimci mücadele sürecinin zorunlu bir uğrağıdır.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Düşündükçe, son yıllarda patlak veren Kürt sorununun etnik bir sorundan çok ekonomik bir sorun olduğu kanısına vardım. Ülkenin batısına yerleşen, orada para kazanan, toplumda saygın bir yer edinen Kürt kökenli yurttaşlarımızın, "biz Kürtüz" demek, akıllarının kenarından bile geçmiyordu. Daha önce de itiraf ettiğim gibi, siyasal konularda biraz geri zekâlı olduğumu biliyorum ama, Kürt sorununu çözümlemenin tek çaresinin, dağı taşı topa tutmak değil; doğuyu kalkındırmak, refaha ulaşmasını sağlamak, Kürt yurttaşlarımıza insan gibi yaşamak olanağını vermektir gibi geliyor bana. Yeryüzündeki bütün milletlerin, bütün soyların, bütün etnik grupların birleşip kaynaşmasını isteyen bir enternasyonalist olarak, şu "Türk kimliği", "Kürt kimliği" lâflarına da hiç aklım ermiyor. Herkes kendi anadilini konuşacak elbette. Ama benim tek amacım, dünyanın bütün insanlarının ancak ve ancak "insan kimliklerinin" bilincine varmaları.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Reklam