budayarak, belleyerek,
cehenneme inerek merdivenlerden,
yok olma noktasını yeniden
saptayarak, yeni bir
vuruş, yeni bir duruş
deneyerek, beslenme alışkanlığını
ve yürüyüşünü değiştirerek, sistemini
yeniden düzenleyerek, dinozor
düşünü fotoğraflayarak,
arabanı daha özenli ve zarif
sürerek, çiçeklerin seninle
konuştuğunu fark ederek,
su kaplumbağasının ıstırabını
idrak ederek,
bir Kızılderili gibi
yağmur duasına çıkar,
otomatiğe yeni bir şarjör
takar,
ışıkları söndürür
ve beklersin
ölüm değil, ölüyor olma
kaygısı.
insanların sarhoşluğunu artık tehlikeli bulmadıkları
kaygısı.
gülmeyi unutacağın
kaygısı.
cehennemde içecek bir şeyin kalmayacağı
kaygısı.
ve şiir dinletisi üstüne şiir dinletisi
dinlemek zorunda kalacağın
kaygısı. ..
gizlenecek en iyi yerdi
bar.
zaman senin denetimine
giriyordu, içinde yüzmek için
zaman, harcamak için
zaman.
ne guruya ihtiyaç vardı
ne de tanrıya.
99
kendinden
başka bir şey ummaz,
umulma yana
bir şey yitirmezdin.
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi, insanlar,
müziğin sesi, sözcüklerin
yazılışı.
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değil, dedi, bütün
bize öğretilenler, peşinden koştuğumuz aşklar,
öldüğümüz bütün ölümler, yaşadığımız
bütün hayatlar,
hiçbir zaman olması gerektiği gibi değiller,
yakın bile değiller.
birbiri arkasından yaşadığımız
bu hayatlar,
tarih olarak yığılmış,
türlerin israfı,
ışığın ve yolun tıkanması,
olması gerektiği gibi değil,
hiç değil,
ded