Çünkü şimşekler çakıp ve yarılan gök kubbeyle titreyen ve aldığı darbelerle sinen toprak arasındaki savaşta yağmur ve rüzgar bize kalkan olmadığında, kendimizi daha kırılgan hissederiz.
Merhamet, ancak en vefasız ve en kıyıcı varlığın, yine kıyıcılığından, kendisini cezalandırma ve kendine işkence etme ihtiyacından dokayı bulduğu çok tuhaf bir lükstür
“Ne yazık ki,” demiştiniz bana, “N. hiçbir şey üretmemiş”. Ne önemi var o yaşıyor. Kitap yumurtlamış olsaydı kendini gerçekleştirme talihsizliğine uğramış olurdu, biz de bir saattir onsan söz ediyor olmazdık. Bir kimse olma avantajı kitap yazma avantajından daha nadir görülür. Üretmek kolaydır; zor olan, yeteneklerini kullanmaya tenezzül etmemektir.
On sekiz, berbat bir yaştır; sınıf arkadaşlarımdan daha olgun olduğumu sanarak dolaşıyordum, ama işin gerçeği, toyluğun, yalnızca ötekilerden değişik bir yolunu bulmuş olmamdı.
Ufkum küçüldü, tek bir noktaya indi. Gözlerim, düşüncelerim o noktaya odaklanmış durumda. İnanç dağları devirir efendim, ve iradem inancım kadar güçlüdür. Ama sabır olmadan irade nedir ki?