"Aile albümünde sevdiğim bir fotoğraf var, o da babamla benim fotoğrafım. Babam bir divanın üstünde uzanmış kitap okuyor, ben de yanına yatmışım. Bir yaşında olmalıyım, mutlu bir halim var; başıma kötü bir şey gelmez, babamla birlikteyim. Benim babam, genç ve yakışıklı bir adamdır, ona bilgin havası veren metal çerçeveli gözlükleri var; aynı zamanda, güven verici bir kişidir, yanında huzur duyulacak biri; ayrıca da doktor, o buradayken huzurluyuz çünkü ölmemiz imkânsız. Babam şimdi neden üzgün, niçin artık benimle konuşmuyor, neden anneme iyi davranmıyor, niçin arada sırada bizi korkutuyor? Resimdeki babam nereye gitti?"
"Bir duygunun, ilk algılandığı andaki yoğunluğuyla ya da aynı belli belirsiz, uçucu, dokunup geçen belirginsizliğiyle, ayni tiz ya da aynı kalın seslerle, zamanın birden durduğunu düşündürecek ya da yaşanan anın baş döndürücü bir hızla geri gittiği kanısını uyandıracak bir keskinlikle, bir kez daha duyulması olası mıydı?"