bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmektir.
acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.
kalmanın ya da gitmenin onlar için hiçbir şey ifade etmediği belliydi. onlar yaşamı, olduğu gibi, saçma düşüncelerle kafalarını yormadan kabullenmişlerdi.
yine de zaman geçiyordu; insanları hiç düşünmeden, dünyada gidip geliyor, güzel şeyleri solduruyor; ve henüz adı bile konmamış yeni doğmuş bebekler de dahil olmak üzere hiç kimse onun elinden kurtulamıyordu.