Hayatlarımızdaki en büyük acı, kabul etmediğimiz hatalarımızdan gelendir - bizim asıl kimliğimizle uyuşmayan hatalardır. Bize öyle zıtlardır ki, onlara bakmaya katlanamayız. Bir vücutta iki insan oluruz, birbirine katlanamayan iki insan. Yalancı ve yalancılardan nefret eden. Hırsız ve hırsızlardan nefret eden. Bu savaşın verdiği acıya benzer başka bir acı yoktur. Bu acı, bilinç seviyemizin üzerine çıkar. Ondan kaçarız ama bizimle koşar. Nereye kaçarsa kaçalım, savaşı beraberimizde götürürüz. 
Olduğumu sandığım insan gerçekte olduğum insandan ölesiye korkuyor; diğer insanlar onun hakkında ne düşünürler diye korkuyor. Gerçekte olduğum kişiyi bilseler bana neler yaparlar?
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.
Onlar kendini özleyen yaşamın oğulları ve kızlarıdır.
Onlar sizin aracılığınızla gelirler ama sizden gelmezler.
Sizinledirler ama size ait değildirler.
Onlara sevginizi verebilirsiniz , ama düşüncelerinizi asla vermeyin; çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Onların bedenlerini eve koyun, ama ruhlarını hapsetmeyin; çünkü onların dahi ziyaret edemeyeceğiniz yarının evinde oturmaktadır.
Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, ama onları kendiniz gibi yapmaya uğraşmayın.