İnsanlar ne yazık ki iş patlama noktasına geldiğinde ve kendilerini tutamayacak kadar öfkelendiklerinde eleştiri yapar. O zaman da eleştiriyi en kötü şekilde, iğneleyici bir tarzda yaparak, içlerine attıkları eski uyuşmazlıkları çağrıştırır, ya da tehdite başvururlar.
Hayatımda aldığım en güzel hediye olan bu kitap, yine aynı şekilde hayatımı mükemmel bir şekilde değiştirdi. Yazacaklarım biraz kişisel olacak ama böyle hisseden başkaları da vardır.
Kitap okumayı hayatım boyunca sevdim fakat asla birinci önceliğim olmadı. Olsa bile bir iki kitap sonra başladığım yere geri dönüyordum. Bu da ister istemez canımı sıkıyordu ama elimden bir şey de gelmiyordu. Sonsuz reading slump'tan asla kurtulamayacak gibi hissediyordum, bu kitapla tanışana kadar.
Doya doya kitap okumadığım bir zamanda elime aldım Hizmetçi'yi. Beklentim yüksek değildi, hatta neredeyse hiç bir beklentim yoktu diyebilirim. Ancak okudukça okuttu kendini kitap. Sonsuz reading slump'ta olan ben sayfaları çevirmekten kendimi asla alamadım. Uzun zaman sonra kitap önceliğim oldu. Sayfayı her değiştirdiğimde şaşırıyordum olan bitene. Kitap bittikten uzun süre sonra da etkisinden çıkamadım.
Dışardan gördüğümüz o mükemmel hayatların, her şeye sahip insanların ya da kafayı sıyırmış gibi görünen insanların aslında hiç de öyle olmadığını çok güzel bir şekilde gözler önüne seriyor kitap. Toplam üç bölümdem oluşan kitap ilk sayfadan itibaren sizi kendine çekiyor ve her sayfada, her bölümde deli gibi şaşırıyorsunuz. Kalın olmasına rağmen su gibi akan, reading slump'tan kurtulmanızı sağlayan bir ilaç bu kitap.
Şimdiden iyi okumalar :)