Milletin düşüncesi uyuyor, cehalet gün geçtikçe çoğalıyordu. Bu yüzden saygısızlık ve yoksulluk da artıyor devletin gücü zayıflıyor, ahlak, fikir ve ticaret hayatı iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyordu. Milleti uyandırmakla görevli olanları ve az çok şey öğrenmiş kişiler ise gelin görün ne ile meşguldüler? Onlar hayal ürünü romanlar okuyarak zevkten dört köşe oluyorlardı.
Aydın olmak, modaya uygun elbise ve şapka giymek, kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, milletin beyni durumundadır. Millet sizi iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek bir gelir elde edesiniz ve geceleri kahvehanelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Böyle olanlar gerçek aydın olamazlar. Onlar aydınların küflenmişleridirler.
Eğer bir millet büyüklük ve kahramanlık özelliklerine sahipse ondan şimşekler doğar, kahramanlar çıkar. Eğer halk kitlesi soğuk ve nemli bir buhar yığınından ibaretse, hiç bir güç ondan şimşek çıkaramaz.
Bir zamanlar yüzmeyi sevmesinin en büyük nedeni yüzerken kaybolabilmesiydi. Havuzun içindeyken öyle saf bir yoğunlaşma yaşıyordu ki başka hiç bir şey düşünmüyordu. Okulla, evle ilgili sorunların hepsi yok oluyordu. Yüzme sanatı -herhalde bütün sanatlar- tam bir adanmışlık istiyordu. Eyleme ne kadar yoğunlaşırsanız, diğer şeylerden o kadar uzaklaşıyordunuz. Kendiniz olmaktan kurtulup yaptığınız şeye dönüşüyorsunuz.