Êşbêjî
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:42
Pirtûkeke kurt, şêst rûpelî, çawa dikare hemû êş, elem û kovaniya miletekî raxîne ber çavan? Ya ku edebiyatê watedar û bihêz dike ev e gelo? Nizanim. Yekane tişta dizanim ew e ku gotin sotin e. Welhasil. Segwer (Reyîn), romana Mihemed Mukrî, di sala 2015an da ji weşanxaneya Avestayê derçûye. Pirtûk bi zaravayê Soranî hatiye nivîsandin, Besam Mistefa ew ji bo kurmancîyê wergerandiye. Nivîskarê berhemê, Mihemed Mukrî ji Kerkûkê ye û wextekî pêşmergetî kiriye. Ev berhema wî jî meriv dikare bibêje xwe dispêre jiyana wî ya şoreşgerîyê û belkî jiyana hemû şoreşgeran.. Mihemed Mukrî di heman demê da dostê Mueyed Teyib e û vê berhema xwe pêşkêşî cenabê wî kiriye. Segwer (Reyîn), me dibe nav atmosfereke tarî, nava çar dîwarên zindanê, nava hucreyeke bi qasî quncikekî, li cem şervanekî dîlgirtî, di destên wî da zincîr, hikmê daliqandina wî hatiye danîn, li benda dawîya xwe ye. Demeke dirêj e min pirtûkeke hewqas bi tesîr negirtiye, nexwendiye. Pirr êşiyam. Heyfa canên çûyî. Mehkûmek, reyînek, wê were daliqandin, di wê kêliyê da her carê diçe rojên berê, rojên serî çiyê, rojên li cem hevalan, rojên bi malbatê ra... Şahidiya wan kêliyan ewqas zehmet be gelo jiyîna wê ra çi wêrekî divê? Nivîskarê gewre ew e ku hest û giyanê mirov serobino biket.. Vê pirtûka kurt û kûr rasterast berhema Victor Hugo Bir İdam Mahkûmunun Son Günü anî bîra min. Ew teswîra mekanê, vegotina kêliyan, tevger û fikirînên mehkûmî û biryara îdamê ku ji bo herdu karakteran hatiye dayîn. Ji gelek aliyan va dişibin hevdu. Lê berhema M. Mukrî serkeftîtir bû bi min, axir êşa meriv li ku der bibe, meriv xwe dispêre wir. Di pirtûkê da tişta ku meriv diêşand yek jî têgeha dayikê bû. Dayika wî mehkûmî, dayika hevalên wî, hevdîtinên di zindanan da, girîn û qêrînên wan.. Dayik şahidên
SegwerMihemed Mukrî · Avesta Yayınları · 20156 okunma
Finneganın Baldızı: (+18) Bir Özet
5/10
·672 syf.··
2025 87. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 17:15
[Hem de Ayranım Dökülmesin Babında Bir Sorumluluk Reddi]: Başta Campbell'in "A Skeleton Key to Finnegans Wake" adlı metni olmak üzere çeşitli kaynak eserlerin yalancılığını icra etmekteyim. Şimdi... En başta Finnegan diye bir arkadaş var, merdivenden düşüyor. Ancak o da ne: morte? Sonra curcuna kopuyor tabii, “Vay efendim, nasıl olur da bizim Finnegan ölür?” “Çünkü,” diyorlar, “Finnegan bir efsane ve efsaneler de… Bir de… Yav bak şimdi biz Allah sanıyorduk onu galiba ya; yalan olmasın, Allah da sanmış olabiliriz.” Cenazesinde ise kaç bahtın ahını aldıysa mevta bedenine içki dökülüveriyor; tabii hemen anında (ve çünkü illa ayyaşlığını yapacak ya) “Ahıağğbijm ölmedim yaubijm, içim geçmişm!” diye zıplıyor rahmetli. Gelgelelim etrafındakiler, ha merdiveni devirdi ha beynini dağıttı derken Finnegan’ın götünü toplamaktan sıkıldıkları için, “Şşş, tamam, yat, yok bir şey,” diyerek Finnegan çağını kapatıyorlar. İşte! Eşinizi dostunuzu iyi tanıyın. Finnegan’ın anlatıda bıraktığı boşluğa bu noktada pub işletmecisi Humphrey Chimpden Earwicker’ı (HCE) alıyoruz. Bu adamın adını (paşa keyfiniz uygun görecek olursa) “Here Comes Everybody” diye de açabiliyorsunuz. Sınırsız eğlenceye merhaba. Her neyse, işte bu adam, evet, bu adam yok mu, bu adamın iki oğlu bir kızı var. Kendisi de hem Hür İrlanda devletini hem de Tanrı’yı temsil ediyor. Takılmayın bunlara; gerçek değil bunlar, edebiyat. O değil asıl bak, asıl başka ne oluyor: Bir gün bunun yolunu kesiyorlar, diyorlar ki, "Seni askerler görmüş," diyorlar, "Ha, Humprey? Mahallemizin karısına kızına sırnaşıyormuşsun. Askerler görmüş seni, şahidiz diyorlar. Açıyormuşsun, buyrun bakalım haydiiii diye sallıyormuşsun. Üç askerimiz Humprey, sallıyormuşsun! Bu da ne demek oluyor?!" İşte, kim bilir ne demek oluyor, çünkü HCE de bir türlü
Finnegans WakeJames Joyce · Alma Books · 0104 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
ZİMANÊ HEVPAR
Puan vermedi·136 syf.··
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 20:14
HİKAYETA TERZÎYEKÎ û ÇEND TİŞTÊN DİN- Rizgar Elegez “Spasî û qedirzanîn ji bo xwendin û pêşnîyarên wan nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend: Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem (nota nivîskar)” Ji bo ev berhem ji alîyê 4 edîtorên nivîskar, şa’îr, akedemîsyen û edîbên behremend ve (Mem Zînistanî, Leyla Polat, Înan Eroglu û Ergîn Sertem) hatîye xwendin, kontrolkirin, mirov hêvî dike li metneke birêkûpêk û edebî rast were. Li sînemaya tirkî her tim karekterekî cê heye, yê bi devokekê dipeyive. Carinan ew karekter Laz e, hin caran Kurd e, carcaran Ermenî, an Rom, an Roman e… Ew kes bi zimanê hevpar napeyive, bi devoka herema xwe dipeyive. Bi vî awayî hem filîmê/rêzefilîmê zengîn û rengîn dikin hem jî îronî û mîzahê jî dixine nav mijarê û filîmî balkêştir dikin. Ji bo edebîyata kurdî bi piranî bi devokekê ye an jî bi kombînasyona devok û zaravayan e, “zimanekî civakî yê hevpar” pêk nehatîye û wisa dixwîye naye jî. Li hûnera musîkê “mahalli sanatçî” hene. Ew hûnera musîkê bi awayekî heremî dikin, bi devok û folklora heremê li dawet û şahîyên heremê civakê mest dikin. Hin ji wan “mahalli sanatçî”yan xwe bi heremê nagirin û terza xwe digûherînin dibine hûnermendên civakî. Ev rewş bitenê li musîkê heye, li hûnerên din nola şano, sînema, resim û hwd nîne. Bi teybetî li edebîyatê “nivîskarên heremî” li dilê mirov xweş nayê. Heremîbûna edebîyata kurdî, ne bi tenê bi karekteran sînordar e, bi awayeke kesayî ye û tişta herî mûhîm jî “heremîbûna vegotinê” ya bi “felsefeyeke heremî” ye. Ji bo ferhenga nivîskaran bi tenê têra gund û xwezayê dike an jî zimanê wan bi gundînîyê sînordar e li berhemên edebî giranîya pastoralîyê xwe darîçav dike. Bi teybetî jî li helbestkar û zimanê devokî û heremî û pastoralîzm ji bo nivîskarên Serhedî
Kurdî
Hîkayeta Terziyekî û Çend Tiştên DinRizgar Elegez · Avesta Yayınları · 202415 okunma
Puan vermedi
ŞQMDLWLFEŞDNWİDBŞDNİD GCNSLMXŞWNCLSNDŞWMDÖEŞDMWŞMDŞSMEİDMDŞWİMFŞZNCLEŞDNDMŞDŞCNCMDŞŞDMCMCMCMDMDMDMDMDMDMDMDMDMDNXNCÖRÜŞMELERİMİZDE CİDDİ VS GİTTİĞİN ŞŞT ÇNLAN GR IEN DEVE
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
Oyunu bozma.
Puan vermedi·108 syf.··
2023 81. kitabı
Merhaba, ben aslında benim, ama bugün için, yarın başka bir beni oynayacağım. Şimdilik bu benliğim ile sana yazıyorum. Hayır, şöyle demeliyim, bazen roller değişiyor… Yani aslında… Aslında rollerimi sevmek konusunda da zorluklar yaşıyorum. Yarın başka rolde olursam öncekininin etkisinde kalmamak için sevmek istemiyorum. Aslında bu rol ile yazıyorum ama ne bileyim önceki rolüm daha mı bana aitti? Ya bu asıl olmam gereken rol ise… Bu olmam gereken rol olabilir mi? Neden rollerimin etkisinde kalıyorum? Hayır, rol bu, geldi geçti. Hayır hayır, hepsi benim ve ta kendim! Peki akşam başka rolü oynarken neden bunu diyemiyorum. Hayır madem rol yapıyorum, neden seyirci kalıyorlar. Ya gösterimi beğenmiyorsa. Bay Falan’a yaptığı rolden ötürü teşekkür ederiz. Sıra da yine Falan’ın falan oyunundan bir kesit izleyeceğiz. Hangi oyun? Hayır, ben oyunlarla yaşamak istemiyorum. Ama seyirciler var, onları mı üzeceksin? Hepsi senin girdiğin geçici rolleri izlerken keyif alıyorlar. Ve hepsi kendince bir sahnede seni oynatıyor. Hayır! Öyle değil, öyle olamaz. Ya! Nasıl peki? Onlar… Sadece… Beni görmek istiyorlar, beni seviyorlar. Pek tabii. Sevgi, insana rol vermektir elbette. Ben kendi oyunumda başroldeyim, onlarda seyircilerim. -Oyun bitti! Tek seyircin sensin ve kendini eğlendirmek için bu rollerin. -Ama sadece oyun istemiştim, tehlikesiz oyunlar. -Ölüm var! -Tehlikeli oyunlar yani. -Kendi sahnende rol al yeter. -Nasıl yani? -Başkasının sahnesinde istemediğin anda perde girebilir ve etraf kararabilir. -Anlayamıyorum. -3..2…1… Kayıt! -(Telaşlı) Ama hazır değilim. (Korkulu) Göremiyorum! (Dışarıdan bir ses) Sessiz ol, falancanın sahnesindesin, şşt… Yeni oyuncu galiba… Heyecanlıdır sadece… Olur olur… Adı neymiş… Yazık pekte mazlum… Bu oyunda harcarlar bunu… Bu rol uymamış gibi… Neyse bizi
Edebiyat
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202011,6bin okunma
Altın Borsasının Kurdelesi
7/10
·336 syf.··
2023 45. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2023 16:19
Bu kitabı merakla bekledim. İngilizcesini okumaktansa Türkçe tadını çıkarayım istemiştim (Hazırda bekleyen kitaplarıma haksızlık etmek de istemedim, şşt hehe). Buna değdi mi? Bilmiyorum. Auren tamamen altından bir gözde. Midas onu bir sebepten dolayı kafeste tutuyor. İlk başta "Yahu kadın altından, herhalde saklamak isteyecek Seda," diyebilirsiniz. Ama vallahi öyle değil, bunun altında başka bir zirzopluk var ki ben bunu diğer kitapları da okuyarak öğreneceğim çünkü son sayfalarda bir ipucu ateşlendi. Evet, kitap yetişkin içerikli. Evet, bir hayli garip. Yine de gelin görün ki kendini okutuyor. Midas, ne olduğu belirsiz, kafasına tavayla vurularak terbiye edilmesi gerektiğini düşündüğüm bir erkek kişisi. Auren'i ve diğer kadınları/erkekleri kendi zevki için kullanıyor. Şimdi gelelim Auren'e... Bu kitap için yapılan yorumlarda bu karakterin ne kadar aciz ve muhtaç olduğundan bahşedilmiş. Auren suçlanmış. Arkadaşlar, o kadar dünyayı tersine çeviren kadın karakterler okumuşsunuz ki gerçeklikten haberiniz yok. Auren, şiddet görmesine rağmen onu döven kişiye aşık olduğunu söyleyen o tanıdığınız kadındır. Ve bu kadınlar aciz ya da aptal oldukları için değil, edindikleri hayat tecrübeleri ya da yaşadıkları birtakım olaylar neticesinde bu kararlara saplanıp kalmışlardır. Yani hayır, Auren, yüzümüzü diğer tarafa çevirip söveceğimiz biri değil. Midas'a geçmişten gelen bir sadakatle bağlı ve nedeni de hayatını kurtarmış olması. Daha iyisini bilmezken, ona kötü durumundayken el uzatan ve bariz bir şekilde zarar vermediği için ondan vazgeçemeyen biri. Midas da zeki bir dört ayaklı. Şimdi burada o kadar çok dinamik var ki elime kağıt kalem alıp terapi rotası oluştursam yeridir. Birçok aşağılama ve iğrenç sahneler okuyoruz. Yazarın bunu bilinçli olarak yaptığını düşünüyorum
Mitoloji - Fantastik
TutsakRaven Kennedy · Ren Kitap · 2023440 okunma