E.

E.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·342 syf.·
2026 4. kitabı
Kemal Tahir
8.5/10 · 5,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Köprüyü geçene kadar, ayıya neden dayı, diyorsunuz? Köprü­nün başını ayı tutmuş gibi geliyor. "Ayıyı tepeleyip geçmek zor! Dayı deyip sıyrılmak kolay," diyorsunuz. Girdiğiniz yolda, köp­rü bir tane olsa, belki haklısınız! Girdiğiniz yol: Politika. Dur­madan köprü geçeceksiniz. Güç yetirebileceğinize aklınız yatsa, ilk köprüde ayıya dayı demezdiniz! Daha birinci köprüde, kola­ya kaçtığınızı gören namuslu insanlar, sizi bırakacak... ...Peki biraz ilerde, dört yanınızı çepeçevre kuşatan ayıların istediklerini, nasıl yapma­mazlık edebileceksiniz? Bir zaman sonra artık paralanmayı göze almanın bile faydası kalmayacak. Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek, ayılara yem olmayı başından kabullenmek demek­tir.
Sayfa 262·Kitabı okudu
“İyi” ve “iyi değil” için çok basit bir kuralımız var: Kompozisyon “gerçek” olmalı. Olanı yazmalıyız, gördüğümüzü, duyduğumuzu, yaptığımızı. Örneğin “Anneanne bir Cadı’ya benziyor” yazmak yasak ama “insanlar Anneanne’ye Cadı diyor” yazmak serbest. “Küçük Şehir güzel” yazmak yasak, Küçük Şehir bize güzel gelebilir ama bir başkası için çirkin olabilir. Aynı ölçüde “Posta iyi” diye yazamayız, bu gerçek değil; çünkü Posta bizim bilmediğimiz kötülükleri yapabilecek biri belki. Bu yüzden yalnızca “Posta bize battaniye veriyor” yazıyoruz… …Duyguları tanımlayan sözcükler çok belirsiz, bunları kullanmaktan kaçınıp nesnelerin, insanların kendileriyle, yani olayların sadık betimlemeleriyle yetinmek lazım.
Sardığı yaralı elini gösteriyor, “Canımı acıttın, biliyor musun?” “Sen de benim canımı acıttın, ama sen bilmiyorsun.”
Eve dönerken, bisküvileri, çikolatayı, elmaları ve parayı yolun kenarındaki uzun çalılıkların arasına atıyoruz. Saçlarımızdaki okşayışı atmak mümkün değil.