Ne var ki din, diğer tüm sosyal düzen ve kurumlar gibi, ancak kişilerin algılama ve olgunluk kapasitesi içinde anlaşılıp ve yorumlanır. Kişi içinde yetişmiş olduğu aile düzeni sağlıksız olduğundan korku ve nefret dolu biri olarak yetişmişse, onun din anlayışı da korku ve nefrete dayanacak, dini başkalarını yargılama ve kendi çıkarları uğruna kullanma aracı yapacaktır. Bu kişinin din anlayışı onun için bir tür savunma mekanizmasıdır; din kurallarını ve ayetleri, başkalarını yargılamak, sindirmek, korkutmak için kullanır.
Bir radar aynasında bir ışığın belirip bir iz bırakarak akıp kaybolması gibi görünüp kaybolan muhtelif kadınlar. Herhalde kızlar gelinler analar bunlar. Belli ki aile içinde herbirinin ayrı bir adı, ayrı bir kişiliği ve mevkii olan, fakat dışa karşı hepsi aynı hizmet duygusu içinde erimiş kadınlar.
Kalbi gün geçtikçe ağırlaşıyordu şimdi. Bu öyle bir kalb haline gelmişti ki üzerine düşüldükçe bedeni ödevlerini küçümsüyor, bıçakla açılmış yaralara benzeyen ağızlarından hep bir defalıkmış gibi az az kan kusuyor, en küçük ihmallerde hatırlansın diye duraklıyor ya da hızla çalkalanmaya başlayarak en uzak hücrelerdeki uyuşuk dikkatleri bile korkuyla irkilitiyor, basınçlı kanla tartaklıyordu.
-Bir gün geldi ki büyük evin bütün odalarına yerleşen, sahiplerini bahçedeki kulübeye kovan kaprisli, benzeri görülmemiş yepyeni bir uşak gibi biricik efendisi oldu adamın. Hırçınlaşmakta ve istemekteydi bu kalb.