Kemiklerimize kadar işlemiş bir kalabalık
Yerleri gökleri dolduran bir ezgin ses
Merhametine sığındığımız koygun gece
Bilip de bilmemenin gönül yorgunluğu
İncelik..sensin bütün zamanların açık yarası
İncinme değil bu
Öfke değil
Ah! Değil
Ötesi... çok ötesi
Tam bir yürek çöküntüsü
Ruhun taşa dönmesi
Aklın büyük yalnızlığı
İnsana olan inancını yitirme.
Yazmasaydın insan nasıl sevecekti insanı?
Yazmasaydın merhameti ve utancı nereden öğrenecektik?
Yazmasaydın ölüme karşı hangi cesaretle konuşacaktık?
Yazmasaydın tanrı insan olup nasıl yaşayacaktı aramızda?