“Ağlamayıp sessizleştirdi seni, içinde savaşıp bu kadar sessizleşmek ağır değil mi?”
“ Nasıl bir şey biliyor musun ?
koskoca 1 yılda benim hayatımı zindana çevirdi.2 ayda başkasının hayatını çiçek bahçesi yaptı.
Narsistliği banaymış…
Çabasızlığı banaymış…
İstememesi banaymış…
Gösterdiği sevginin yalanı banaymış…
ben onun iyileştirme durağıydım. Her defasında açık bıraktım kapıyı,o da buna güvenerek her defasında beni yorarak bana geldi ve gitti…
Her defasında sandım…
Her sanmak yavaş yavaş beni ziyan etti…
Ne göze alabildi ne gözünü alabildi…
Hiçbir şey olmamış gibi davrandım ama aramızda tek fark var ; hiçbir şey olmamış gibi hissedemedim. O da kendini her seferinde haklı sandı…bana da yazıklar olsun ki onu iyileştirdim ama kendimi hasta ettim… zamanın silemeyeceği çok fazla iz kaldı…
o kadar ağır geldi ki ağlamayıp sessizleştirdi evet…
Sessizleştirmek zorunda kaldı…”
"Yaşam koşuşturmacasına kapıldığınızdan,bir bakıyorsunuz ki belli bir yaşa gelmişsiniz ve yaşamınız adeta elinizden uçup gitmiş.Çalışmışsınız,yaşamsal ihtiyaçlarınızı hatta lüks olan her şeyinizi karşılayacak birçok şeyi almışsınız. Ama kendinizi ne mutlu ne de zengin hissediyorsunuz.Bunun ana nedeni,yaşama ait zevk alacağınız şeyleri yapmamış olmanız. Ya da yapmaya vakit ayırmamış olmanız. Yaşam gerçekten hiç ummadığınız bir şekilde elimizden geçip gidiyor ve siz yaşamınızın ne kadarlık bir bölümünü gerçekten eğlenmeye,renklendirmeye ayırıyorsunuz ? Yaşamınızda alışık olmadığınız bazı farklar yaratıp kendinizi iyi hissetmeye vakit ayırıyor musunuz ?"