sunaögretmen

sunaögretmen
Bu han virandır, çok meyletmeyesin
Coğrafya öğretmenliği
Öğrenci
Dünya
110 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Herkes öldürür sevdiğini
Oysa herkes öldürür sevdiğini, Kulak verin bu dediklerime, Kimi bir bakışı ile yapar bunu, Kimi dalkavukça sözler ile… Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle. Korkaklar öpücük ile öldürür... Yürekliler kılıç darbeleriyle. Kimi gençken öldürür sevdiğini Kimi yaşlıyken. Şehvetli ellerle boğar kimi Kimi altından ellerle Merhametli kişi bıçak kullanır Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur Kimi yeterince sevmez kimi fazla sever Kimi satar; kimi de satın alır Kimi gözyaşı döker öldürürken Kimi kılı kıpırdamadan Çünkü herkes öldürür sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez.
Oscar Wilde
Reklam
Feleğin devranı kin tutuyor bize Bahtımız kara, Ciğerimizde yara Meskenimiz şimdi ölüm döşeği Uyu ciğerim uyu uyu, lorî lorî
Mehmed Uzun
Pollyanna'ya Son Mektup
aşk mektupları elbette yakılmalı, geçmiş en soylu yakacaktır.” muhabbet kuşumuz öldü arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna uyuyamadığım gecelerin sabahında gözaltlarımdan mor çocuklar doğardı mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları fırtına ters çevrilen şemsiyelere benzerdi duaya açılan avuçlarım avuçlarıma kar yağardı kimi zaman tipi... kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım. birkaç kış geçti pollyanna ben hep mahzun kaldım. kocaman bir kardan adam yaptı içime bir çocuk şair tuhaf şarkılar mırıldanarak: şiirime kenar süsü olsam ben bir kenar süsünün gülü olsam ben sarı deftere tuttuğum bir günlük aşk olsam ben... sonra yazları yaseminlerle sarmaş dolaş bir balkonum oldu balkon yaseminlerle sevişirdi rüya hülyayla sevişirdi. ben o beyaz ve güzel kokan çadırın altında geceyle sevişirdim. bir davet gibi otururdum balkonda
Didem Madak
Karlı Kayın Ormanında
Karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. Efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? Ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Kayınların arasında bir pencere, sarı, sıcak. Ben ordan geçerken biri : "Amca, dese, gir içeri." Girip yerden selâmlasam hane içindekileri. Eski takvim hesabıyle bu sabah başladı bahar. Geri geldi Memed'ime yolladığım oyuncaklar. Kurulmamış zembereği küskün duruyor kamyonet, yüzdüremedi leğende beyaz kotrasını Memet.