sunaögretmen

sunaögretmen
Bu han virandır, çok meyletmeyesin
Coğrafya öğretmenliği
Öğrenci
Dünya
110 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Feleğin devranı kin tutuyor bize Bahtımız kara, Ciğerimizde yara Meskenimiz şimdi ölüm döşeği Uyu ciğerim uyu uyu, lorî lorî
Mehmed Uzun
Reklam
Pollyanna'ya Son Mektup
aşk mektupları elbette yakılmalı, geçmiş en soylu yakacaktır.” muhabbet kuşumuz öldü arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir kimi zaman acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna uyuyamadığım gecelerin sabahında gözaltlarımdan mor çocuklar doğardı mor çocuklarıma ninni söylerdi sabah ezanları fırtına ters çevrilen şemsiyelere benzerdi duaya açılan avuçlarım avuçlarıma kar yağardı kimi zaman tipi... kaç kere avuçlarımda mahsur kaldım. birkaç kış geçti pollyanna ben hep mahzun kaldım. kocaman bir kardan adam yaptı içime bir çocuk şair tuhaf şarkılar mırıldanarak: şiirime kenar süsü olsam ben bir kenar süsünün gülü olsam ben sarı deftere tuttuğum bir günlük aşk olsam ben... sonra yazları yaseminlerle sarmaş dolaş bir balkonum oldu balkon yaseminlerle sevişirdi rüya hülyayla sevişirdi. ben o beyaz ve güzel kokan çadırın altında geceyle sevişirdim. bir davet gibi otururdum balkonda
Didem Madak
Karlı Kayın Ormanında
Karlı kayın ormanında yürüyorum geceleyin. Efkârlıyım, efkârlıyım, elini ver, nerde elin? Ayışığı renginde kar, keçe çizmelerim ağır. İçimde çalınan ıslık beni nereye çağırır? Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Kayınların arasında bir pencere, sarı, sıcak. Ben ordan geçerken biri : "Amca, dese, gir içeri." Girip yerden selâmlasam hane içindekileri. Eski takvim hesabıyle bu sabah başladı bahar. Geri geldi Memed'ime yolladığım oyuncaklar. Kurulmamış zembereği küskün duruyor kamyonet, yüzdüremedi leğende beyaz kotrasını Memet.
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa... Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar. yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz bin kez korkuya boğdular zamanı bin kez ölümlediler yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız ellerimiz, taşın ve toprağın elleri. yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık törenlerle dikilirdik burçlarınıza. türküler söylerdik hep aynı telden
Yürekleri boylarından büyük kadınlar vardır azizim. Konuşunca dünyanın rengini değiştirecek kadar mağrur, Ve bir o kadar da mahzun. İşte o kadınlardan konuşunca değil, Sesini kendi içine bağırdığında korkun.
Duygu/Düşünce