sunaögretmen

sunaögretmen
Bu han virandır, çok meyletmeyesin
Coğrafya öğretmenliği
Öğrenci
Dünya
110 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek
Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa... Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar. yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz bin kez korkuya boğdular zamanı bin kez ölümlediler yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız ellerimiz, taşın ve toprağın elleri. yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık törenlerle dikilirdik burçlarınıza. türküler söylerdik hep aynı telden
Reklam
Yürekleri boylarından büyük kadınlar vardır azizim. Konuşunca dünyanın rengini değiştirecek kadar mağrur, Ve bir o kadar da mahzun. İşte o kadınlardan konuşunca değil, Sesini kendi içine bağırdığında korkun.
Duygu/Düşünce
Manastırlı Hilmi Bey'e İkinci Mektup
Susmanın su kenarındayız bugün Ne kadar sevgiyle konuşsak -konuşuyoruz da- Korkuyoruz gözgöze gelince Hilmi Bey Korkuyoruz Sanki gözler rakiptir de birbirine -öyle değil mi- Ve bir yokuştan iner gibi oluyoruz Bir yokuştan bir yokuşa sürekli – Nereye? – Bilmem ki Ellerimizde alkol sesleri, saçlarımızda Alkol sesleri Dağlarımızda, iç denizlerimizde Ve günler günlerin içinde öyle yavaş ki Yerine saplanıyor bir sürahi Pencereler şaşkın Perdeler bir uzak yol kadar uzun Ve balkon Kendi dudaklarında şimdi Donmuş bir tavus kuşu Bir tavus kuşu yontusu belki Ne tuhaf Demin de aşağıdan bir bando geçti Sormak isterdim sana Bir bando şefinin hüznü nedir Hilmi Bey Bir bando şefinin uykusu Nasıl bir uykudur ki Hilmi Bey Ne kötü
Edip Cansever
Merdiven
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak... Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta Kızıl hevâları seyret ki akşam olmakta Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller, Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller, Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisan-ı hafîdir ki rûha dolmakta, Kızıl hevâları seyret ki akşam olmakta.
Ahmet Haşim
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
Victor Hugo