“bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”
"Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı..."
Yaşar Kemal hiç okumamış olanlar veya eli bir türlü gitmeyip hep erteleyenler varsa Ağrıdağı Efsanesi başlamanız için muhteşem bir kitap.
Okurken dış dünyaya kendimi tamamen kapattım ve kitabı hiç kalkmadan okuyup bitirdim. Bir kitap değil yaşayan,nefes alan bir şey hissettim sanki. Sayfaları çevirdikçe gölün sularına dokundum. Kaval sesini duydum. Ak kuşun kanadı yüreğime çarptı. Zindanda Sofi ve Ahmet ile beraber hüzünlendim. Sarayda Gülbahar ile dört döndüm. Memo ile utandım, sıkıldım,acı çektim. Dağlıların birliği ile cesaretlendim.
Ağrının öfkesini hissetmek ve bu sevdanın şahidi olmak istiyorsanız vakit kaybetmeden okuyun.
"Göl kaynar, Ahmet silinir. Gülbahar silinir ve küçücük ak bir kuş gelip kanadını suyun som mavisine batırır. Ve sonra da bir atın kapkara gölgesi gölün üstünden gelir geçer."