bana öyle geldi ki, döne döne, dalga dalga akan bir su, vücudumu çırılçıplak içine almış, sürükleyip gidiyordu. Nereye? Artık hiç bilmiyordum. Bende, düşünce, irade namına, artık hiçbir şey kalmamıştı. Gözlerimi kapamış, kendimi bırakmıştım. Bu su, beni dilediği yere götürebilir, isterse dalgalarını başımdan aşırıp beni döndüre döndüre ta dibine çekebilirdi. Artık, ölümden bile korkum kalmamıştı.
"Daha anlatsana", dedim
"Hoşuma mı gitti?"
"Hemde çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim. "
"Benzinimiz yeter mi ki?"
"Yalancıktan doldurursak yeter. "