Ket Hüda

Ket Hüda
@stabil_1
Şiir
Kalfa.
Lisansüstü
İstanbul
10 Mayıs 1994
6 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
yüzüm
Bir demir gibi ağır yüzüm ve solgun ve paslı Yağmurun altında kalmış güvercin kadar hüzünlü ve yaslı Bakışlarım sorgulanmış, tutsak edilmiş ve zincirlenmiş Çekiç darbeleriyle soluğum kesilmiş ve perçinlenmiş Ruhumun ışığı sönük, kayboldu mahzenlerde Yıkık evler dolu içimde, odaları boş, duvarları lekeli Çok uygarlık gördüm ama, yaşayamadım uygarlığı Bir toz gibi yükseldim ve düştüm… Düştüm derinlere Ben bağırmadan konuşamam, konuşmadan yaşayamam Boşuna iplikle bağlama beni, dayanamaz koparırım O hangi zincirdi, hani takmıştın yüreğime İşte o yüzden hiçbir sevdamı taşıyamadım mevsimlere Hep geride kalıyor, hep diz çöküyor, inciniyor bilesin… Bir demirden ağır yüzüm ve tedirgin ve üzgün Mütemadiyen susturulmuş bir dev kadar kızgın İçim titrer coşkudan, sen hala anlamadın Köpürdüm ırmaklar gibi, göz göz oldum, akamadım… Alev bile oldum, cürmüm kadar yer yakamadım… Sana bir tunç kadar korkunç geldim, biliyorum Ama bilsen, kendimi yırtılmış defterlerden topladım Kendimi buhardan geriye kalan tuzun içinde buldum Çoğu zaman en dipte kalan ve yanmayan kömür tozuydum Çuval oldum, çul oldum ancak bağırmadan konuşamadım… Bir demirden ağır yüzüm, sesim ağır, düşüncemse tüyden hafif Keşke içimi görsen ve hak versen, uçan çocukları görsen
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Azade
Bir fırtına gibi yanımdan, Bıraktın esip gittin! başımı dik tutayım derken, sen kökünden kesip gittin! şimdi ne dilim tutar ne elim dönüp bakan der, kazazede bilsinler ne ölüyüm ne diri senden arda kalan bir azade
Şiir
ALLAH İÇİN AĞLAYAN
Bekle, yağmur dinsin uyursun Damlaların sesini duymalısın Ne güzel aksi sedadır toprağa düşme ânı Bizlere hatırlatır, Allah için ağlayanı Gece düşen başkadır, içinde nuru var Müjdeki insana, yağan yağmuru var Gökten rahmetle, gelen süruru var O yalnız bırakmaz, gönül bağlayanı
Şiir
Sen
SEN Kar tanesi gibisin yüreğimde İçimde bembeyaz geziniyor adın konduğun yerde titriyorum durduğun yerde eriyor toprağım… Bir mevsimde özlemim ötekinde yorganımsın örtündüğüm sen oldukça, kış geçmesin üşümem, can gibi sıcaksın yağdıkça beni buzlarınla yakacaksın
Şiir
Hasret...
Korkak bir uykunun koynunda ben hangi düşün içinden kalkayım tüm gerçekliğiyle seni özleyen Hasret sokaklarında bir halkayım titrek damların altında sırılsıklam bitmez yağmuru tek tek ayıklasam yüzünü ak bir göğün içinde saklasam diyemem yine de sensiz kalayım özlem, en korkak yerimden vuracak beni kor bir ateş gibi saracak gönlümü havadan ve sudan ayıracak sonra hep karanlık, nereye bakayım? Defterimde hasretten yazılmış bir metin sorular cevapsız, sorular demirden çetin umurunda mı bu dert, Ahmet’in Mehmet’in söyle seni kendimden başka, kime anlatayım
Şiir