İlişki ancak öyle kurulabilirdi : 'paldır-küldür' ; hiçbir şey düşünmeden - hiçbir şeyi öndüşünmeden -, hesaplamadan, girişmek bir şeye - ama, 'yavaşça' ; kararlılıkla, dikkatlice, özenle...
'Karar', nedir: "Tamam/işte bu/bunu yapacağım/yapmak istiyorum/sonuna kadar/ne olursa olsun/sonuna götüreceğim/tam, istiyorum/bu, işte..." gibi bir şey.
Bu yüzden en başta, sormuştum sana, "Bana hep doğru söyleyeceksin, değil mi?" diye - sen de, duraksamadan, "Evet" demiştin-
Bu, oluşturacağımız o 'özel dil'imizin temeli olacaktı.