Sevgi

“Yüzünde nur, elinde Kur’an, dudaklarında salavat, yüreğinde yaratan sevgisi ve korkusu, hayalinde ideal İslam yurdu, kafasında gerçekçi gurursuz akıl, ruhunda ve vücudunda namaz, mümin ve Müslüman ayıdır bu gelen; oruç ayı.“
Reklam
“Oruç, insanın katıldığı, her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir.“ Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiat üstü ziyafet, bir gök sofrasıdır. Yani, Samanyolunda Ziyafet…”
“O, Ramazan’ın birinci günü orucu içine ekmiştir. Üçüncü gün oruç yeryüzüne çıkar, onuncu gün kök ve gövdelidir. On beşinci gün yapraklar açar; yirmi beşinci gün çiçek, çiçek, çiçek… Son gün: dallari bastı kiraz. Ulu ve yüce bir ağaçtır artık inanç insanda. Kök en derinde; yemiş, nur olarak yüzdedir. İşte bunun için Müslümanı ilk bakışta tanırsınız. “
“ Alışkanlıkların bir elastikliği vardır. O elastikliği kaybetti mi, canlılığı kaybetmiş yaşama parçalarını haline geldi mi, içgüdününün üstünü çok kalın bir tül tabakası örttü mü, insan için tehlike başgösterir. Delilik, aklın içgüdülerle karşılıklı etki gücünü yitirmesi ve dolmuş alışkanlıklar anında teslim olmasıdır. Bir alışkanlık yolunda aklın betonlaşması. Medeniyetlerin yıkılması da böyle açıklanabilir. İnsanlar, öyle dönmüş tarihi şartlar ve biçimler içinde girer ki, ruh yaşama sevincini ve anlamını yitirir. Bu betonları kıracak bir çıkış yolu arar. İşte oruç, külü deşer, betonları kırar, eskiyen dünyayı tazeler, alışkanlıklar elastikleştirir, donmalarını Önler, içgüdüleri pırıl pırıl yapar, insanı melankoliye düşmekten, yani eşyayla ilgiyi kesmekten korur, kainatı yeniden yaşanmaya değer bir yer haline getirir, insanı yeni doğmuş hocasına yaşamaya hevesli, iştahlı bir yeni insan yapar.“
“Ortalama bir ömre, Ramazanları birleştirerek düşünürsek, aşağı yukarı beş yıl sürekli, kesintisiz oruç düşer ki, orta Ruhi kuvvette bir Müslüman’ın, irade, dayanma ve Ruhi sağlamlık, ibadet kudret ve hacmi için oldukça açık, adeta matematik bir fikir verir. “
Reklam