"O koyu derin kürelerde öyle buğulu ve yoğu bir şey vardı ki, onun dopdolu bakışlarıyla karşılaştıklarında benimkilerin taşmamaları imkânsızdı. Ama artık zarif cazibelerinde sevginin derinliği olduğundan, yüreğimi sempatiyle dolduran tatlı gözyaşlarıydı bunlar; benim için huzur, kendisi içinse acı çekmeye sebatkâr bir kalp, şiddetli bir anlayış görme özlemi, öte yandan da sürekli bir kendini inkâr etme isteği gibiydiler."