Steampunk İstanbul
Bizden de bir gün bir steampunk film veya dizisi çıkar mı?
Edebiyat

Erdem Murat Tatlı

@Erdem1969
·
Steampunk
Steampunk 19.Yüzyıl buharlı makine teknolojisini esas alan bir bilimkurgu türüdür. Bir yerde alternatif tarih gibidir. Teknolojinin gelişimi buharlı makineler üzerinden yürüse nasıl olurdu, sorusuna cevap veren bir bilim kurgu edebiyat alt türüdür. Yerli bir steampunk eseri ben görmedim. Keşke bu alanda da yerli eserlerimiz olsa. Gerçi daha yerli bilim kurgu kitabı, dizi veya filmi bile sınırlı sayıda. Daha Türk işi steampunk' a çok var. Öyle görünüyor.
Edebiyat
sinemada kullanılan özel kavramlar 1. kitsch abartılı, yapay, ucuz ama eğlenceli estetik. örnek: double team (van damme – dennis rodman ikilisi) 2. camp kitsch'e benzer ama daha bilinçli şekilde yapılmış abartı. genelde ironi barındırır. “kendini ciddiye almayan” yapay estetik. örnek: batman & robin (1997), lady gaga'nın birçok klibi. 3. noir (film noir) kara film. 1940'lar–50'lerin karanlık, suç, dedektif filmleri. gölgeli siyah-beyaz görüntüler, umutsuz karakterler. örnek: the maltese falcon (1941), chinatown (1974) (neo-noir). 4. pulp ucuz dergi hikâyelerinden türemiş, kanlı, şiddetli, aşırı aksiyonlu ama eğlenceli filmler. örnek: quentin tarantino'nun pulp fiction (1994) filmi. 5. grindhouse 70'lerin düşük bütçeli, şiddetli, erotik veya “ucuz görünen” sineması. seyirciyi şok etmek için yapılır. örnek: tarantino & robert rodriguez'in grindhouse (2007) projesi. 6. arthouse sanat sineması. daha deneysel, ticari kaygısı az, estetik ve fikir odaklı filmler.
Reklam
kovboy şapkası + bilimkurgu + evren kırılması içerir. “düello sahnesi sonrası portal açılır” gibi hayallerin varsa, doğru yerdesin. 1. back to the future part iii (1990) marty, bu sefer 1885 yılına gider ve doc brown'ı kurtarmak için vahşi batı'ya ışınlanır. zaman yolculuğu + tren soygunu + sevda hikâyesi + kovboy şapkası. “bir zaman makinesiyle western mi olur?” dersen: olur ve çok eğlenceli olur. 2. westworld(2016–2022) bir yapay zekâ temalı vahşi batı parkı… ama evren evren üstüne biniyor, karakterler farkındalık kazanıyor. paralel bilinçler, alternatif kimlikler, felsefe, şiddet. western kılığına girmiş blade runner gibi. 3. jonah hex (2010) ölülerle konuşabilen, intikam peşinde bir eski konfederasyon askeri. dc evreninden çıkan paranormal western. zombi + büyü + tren patlaması + josh brolin = azıcık saçma ama bayağı zevkli. 4. the ballad of buster scruggs(2018) coen kardeşler'in 6 bölümlük western antolojisi. bazıları klasik, bazıları metafizik düzeyde tuhaf. özellikle “meal ticket” ve “the mortal remains” bölümleri: ölüm sonrası evren, simgesel geçişler. batı'nın en kasvetli ama şiir gibi anlatısı. 5. brisco county jr. (1993–1994)
kovboy şapkası + bilimkurgu + evren kırılması içerir. “düello sahnesi sonrası portal açılır” gibi hayallerin varsa, doğru yerdesin. 1. back to the future part iii (1990) marty, bu sefer 1885 yılına gider ve doc brown'ı kurtarmak için vahşi batı'ya ışınlanır. zaman yolculuğu + tren soygunu + sevda hikâyesi + kovboy şapkası. “bir zaman makinesiyle western mi olur?” dersen: olur ve çok eğlenceli olur. 2. westworld(2016–2022) bir yapay zekâ temalı vahşi batı parkı… ama evren evren üstüne biniyor, karakterler farkındalık kazanıyor. paralel bilinçler, alternatif kimlikler, felsefe, şiddet. western kılığına girmiş blade runner gibi. 3. jonah hex (2010) ölülerle konuşabilen, intikam peşinde bir eski konfederasyon askeri. dc evreninden çıkan paranormal western. zombi + büyü + tren patlaması + josh brolin = azıcık saçma ama bayağı zevkli. 4. the ballad of buster scruggs(2018) coen kardeşler'in 6 bölümlük western antolojisi. bazıları klasik, bazıları metafizik düzeyde tuhaf. özellikle “meal ticket” ve “the mortal remains” bölümleri: ölüm sonrası evren, simgesel geçişler. batı'nın en kasvetli ama şiir gibi anlatısı. 5. brisco county jr. (1993–1994)
"Steampunk is about a world waiting to happen. Dieselpunk is about a world that’s about to self-destruct."
Büyük Bir Şok
k:235905 beni kapağı ile çeken bir kitap olmakla kalmayıp konsepti meraklandırmıştı fakat. ilk 30 sayfa o kadar kötü ki. aşırı kötü bir infodumb ile başlıyoruz. yazar kendisi bize mevcut durumu anlatıyor ve dünya hakkında bilgi veriyor. o bilgi neden var neden orada hiç bi açıklama yok. gelelim takip ettiğimiz karaktere. duygu değişiminin o kadar şiddetli olması ağzımı açık bıraktı. bu kadar gerçek dışı bir durum olamaz. karakterin yanına gelen bir yan karakter ise anınında ana karakterimize tutulması ise çok kötü. dur bi tanı önce ama yok. vuruldu artık ilk görüşte aşk çünkü NEDEN OLMASIN. Ana karakterin karakteri hakkında ise söyleyebileceğim tek şey; BÖYLE OLMAMALI. Karakteri tanıtmadan, bir derinliği bir sağlamlığı oluşturulmadan (kitabın başında travmatik bir olay yaşanıyor ama sorun yok çünkü...) karaktere bir motivasyon ve ültimatom verilmeye çalışılmış fakat aşırı sığ kalmış. Kitap nereye gidecek, daha da sıvayacak mı yoksa toparlayacak mı sadece merakımdan okumaya devam edeceğim ama şimdilik sadece konsepti için 2/10. eğer ki konsepti de iyi işleyemez ise (ki nedense mad max filmlerinden deli çocuklar var) 1/10 lik bir kitap ): Fazladan dokunmak istediğim bir detay ise İthaki yayınlarının bu kitabı “ottopunk” olarak pazarlamaya çalışması. Steampunk ve Cyberpunk dönemin gelişmişliği üzerinden o kalıplara sahip. Steampunk’ın victoryan dönem estetiği taşıması victoryapunk yapmıyor, steampunk yapıyor. coğrafi bölgeye göre kategorize edip bakın yeni bi subjanra demek aşırı saçma. Ottomania
Edebiyat