Neden biz hayatımızı özgürce,hür irademize göre yaşayamıyoruz? Kötü olan, yanlış eylemlerde bulunan insanların yaptıklarının bedelini ödüyoruz? Neden Stigma yani o etiketi tam alnımızın ortasına yapıştırıyorlar bilmeden, tanımadan? Neden profilime istediğim fotoğrafımı koyamıyorum,Dm kutum neden bir dolu abazayla dolu ama her gün gülsem dişlerim,net baksam gözlerim, hoşuma giden bir ruj sürsem dudaklarım,yan baksam psikopat, düz baksam derin ve ateşli ,havaya baksam egoist, havalı..Bunlar hiç bitmiyor.Engellemek psikolojik olarak o insanın benliğine , varlığına hakaret etmek yok saymak hoşlanmıyorum ama ileri gidenlere basıyorum engeli.Zaten size meyli olan yazmaz mı? Kapkara zırhın içinde bile olsan göz görmese gönül o frekansa kapılır.Duyguna,düşüncene,ruhuna,bedenine.. Belki de aradığım bu! Günümün dört saati hastaneye gitmek,alana çabuk girmek için scrubslarımın ve bonemin üzerini kamufle etmek için salaş kapşonlu birşey giyiyorum sürekli ya polisin ya güvenliğin çevirmesindeyim kimisi kimliğimi görünce rahatlıyor kimisi memleketi sorup kimligime bakmadan montumun fermuarını açınca bonemi,formami görünce kusura bakmayın hocam deyip,kimisi kimlikle tatmin olup aradığım sen değilsin deyip özür şeklinde göz kırpıyor..Tabiki herkes görevini yapıyor etiketliye etiketliye güven bu çağda uçan kuşun avucunda bir buğday tanesi.. Oysaki biz kadınlar Adem'in kaburga kemiğinden yaratilmadik mı? Neden sığdırılamıyoruz bu dünyaya .. İstediğimiz insanlar fersah fersah kaçarken istemediklerimiz neden burnunuzun dibinde? Sizden kaçmak için Ey kadınlar pis erkeklerin sehvetinden kaçmak için örtünüzü bürünün! Sanırım çok haklı.Ya da Franz Kafka'nın Gregor Samsa'sı gibi saklanmak,bürünmek, örtünmek .. Keşke yüzüm kadar benliğim, ruhum kişiliğim,tavrım,duygu ve düşünce dünyam merak