Başta ismini görünce “Eyvah, yine mi huysuz bir adamın hikayesi?” demiştim ama Reşat Nuri beni fena ters köşe yaptı. Bir Kadın Düşmanı, öyle sandığımız gibi nefret dolu bir kitap değilmiş; aslında aşırı kırılmış, kalbi paramparça olmuş bir adamın o kırıkları kimse görmesin diye ördüğü devasa duvarları anlatıyormuş.
Kısacası; ince ince işlenmiş, insanı yormayan ama “Vay be, biz insanlar ne garip yaratıklarız” dedirten bir kitaptı. Eğer “Çalıkuşu”nu sevdiyseniz ama biraz daha psikolojik, biraz daha ‘içten içe yanmalı’ bir şeyler arıyorsanız kesinlikle şans verin.
.
.
.
.
.
.